عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبي وَقَّاصٍ رضي الله عنه، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: مَنِ ادَّعَى إلى غَيْرِ أَبِيهِ وَهُو يَعْلَمُ أَنّهُ غَيْرُ أَبِيهِ، فالجَنَّةُ عَلَيْهِ حَرَامٌ.
Sa’d ibni Ebu Vakkas (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse kendi babasından başkasını, babası olmadığını bildiği halde, babamdır diye iddia ederse cennet o kimseye haram olur.” (Buhari, Feraiz, 29; Müslim, İman, 114)
Riyazus-Salihin 1804
وعنْ أَبي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: لا تَرْغَبُوا عَنْ آبَائِكُمْ، فَمن رَغِبَ عَنْ أَبِيهِ، فَهُوَ كُفْرٌ.
Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ne maksatla olursa olsun kendi öz babalarınızdan nefret ederek yüz çevirmeyiniz. Kim kendi öz babasını bırakıp da başkasına baba derse bu durum küfürdür.” (Buhari, Feraiz, 29; Müslim, İman, 112)
Riyazus-Salihin 1805
وَعَنْ يزِيدَ بنِ شريكِ بنِ طَارِقٍ قالَ: رَأَيْتُ عَلِيًّا رضي الله عنه عَلى المِنْبَرِ يَخْطُبُ، فَسَمِعْتُهُ يقُولُ: لا وَاللهِ مَا عِنْدَنا مِنْ كِتَابٍ نَقْرَؤُهُ إلاَّ كِتَابَ الله، وَمَا في هذهِ الصَّحِيفَةِ، فَنَشَرَهَا فَإذَا فِيهَا أَسْنَانُ الإبِلِ، وَأَشْيَاءُ مِنَ الجرَاحَاتِ، وَفِيهَا: قالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: المَدِينَةُ حَرَمٌ مَا بَيْنَ عَيْرٍ إلى ثَوْرٍ، فَمَنْ أَحْدَثَ فِيهَا حَدَثاً، أَوْ آوَى مُحْدِثاً، فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ الله وَالمَلاَئِكَةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ، لاَ يَقْبَلُ الله مِنْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ صَرْفاً وَلا عَدْلاً، ذِمَّةُ المُسْلِمِينَ وَاحِدَةٌ، يَسْعَى بِهَا أَدْنَاهُمْ، فَمَنْ أَخْفَرَ مُسْلِماً، فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ الله وَالمَلائِكَةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ، لا يَقْبَلُ الله مِنْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ صَرْفاً وَلا عَدْلاً، وَمَنِ ادَّعَى إلى غَيْرِ أَبِيهِ، أَوِ انْتَمَى إلى غَيْرِ مَوَاليهِ، فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ الله وَالمَلائِكَةِ وَالنَّاس أَجْمَعِينَ، لا يقْبَلُ الله مِنْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ صَرْفاً وَلا عَدْلاً.
Yezid ibni Şerik ibni Tarık şöyle demiştir: Ali (Allah ondan razı olsun)’ı minberde şöyle konuşurken işittim:
“Vallahi bizim yanımızda Allah’ın kitabından ve şu sahifede yazılı olanlardan başka okuduğumuz bir yazı yoktur.” dedi ve o sahifeyi açtı. Bir de baktık ki diyet için ödenen develerin yaşları ile yaralamayla ilgili bazı hükümler var. Allah Rasûlü bu sahifede şöyle buyurmaktaydı:
“Medine’nin Ayr Dağı ile Sevr Dağı arası Harem-i Şerif’tir. Her kim orada bir bid’at çıkarır veya bid’at çıkaran birini korursa Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onun üzerine olsun. Kıyamet günü Allah o kimsenin tevbe ve ibadetlerini asla kabul etmeyecektir. Müslümanlardan birinin verdiği bir söz ve güvence, bütün müslümanlarca muteberdir. Her kim bir müslümanın verdiği söz ve himayeyi dikkate almaz ve güvenceyi bozarsa Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onun üzerine olsun. Kıyamet günü Allah o kimsenin tevbe ve ibadetlerini kabul etmeyecektir. Kim de babasından başkasını baba olarak iddia ederse veya kendi efendisi olmayan birini efendi olarak kabul etmeye kalkarsa Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onun üzerine olsun. Allah kıyamet günü o kimsenin tevbesini ve ibadetlerini kabul etmeyecektir.” (Buhari, Fedailü’l-Medine, 1; Müslim, Hac, 467)
Riyazus-Salihin 1806
وَعَنْ أبي ذرٍ رضي الله عنه: أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: لَيْسَ مِنْ رَجُلٍ ادَّعَى لِغَيْرِ أَبِيهِ وَهُوَ يَعْلَمُهُ إِلَّا كَفَرَ، وَمَنِ ادَّعَى مَا لَيْسَ لَهُ، فَلَيْسَ مِنَّا، وَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ، وَمَنْ دَعَا رَجُلًا بِالْكُفْرِ، أَوْ قَالَ: عَدُوَّ الله، وَلَيْسَ كَذَلِكَ إِلَّا حَارَ عَلَيْهِ.
Ebu Zer (Allah ondan razı olsun) Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken işitmiştir:
“Babası olmadığını bildiği hâlde, babasından başka birine bilerek ‘babamdır’ diye iddia eden hiç kimse yoktur ki küfre girmiş olmasın. Kim de kendisinin olmayan bir şeye sahip çıkmaya kalkışırsa bizden değildir. Cehennemdeki yerine hazırlansın. Kim de bir kimseyi kâfir veya Allah düşmanı diye çağırırsa, o kimse de bu sözlere layık değilse bu sözler sözü söyleyenin üzerine döner.” (Müslim, İman, 112)
Riyazus-Salihin 1807