HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

AİLEDE DİN EĞİTİMİ

5 hadis

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: أَخَذَ الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ رضي الله عنهما تَمْرَةً مِنْ تَمْرِ الصَّدَقَةِ فَجَعَلَهَا فِي فِيهِ، فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ: كَخْ كَخْ، ارْمِ بِهَا، أَمَا عَلِمْتَ أَنَّا لَا نَأْكُلُ الصَّدَقَةَ!؟ وَفِي رِوَايَةٍ: أَنَّا لَا تَحِلُّ لَنَا الصَّدَقَةُ.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Hz. Ali’nin oğlu Hasan, bir gün sadaka hurmalarından birini alıp ağzına koymuştu. Bunu gören Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Tuh, tuh! At onu. Bizim sadaka yemediğimizi bilmiyor musun?” buyurdu. Müslim’in Zekat 161’deki rivayetinde, “Bize sadaka helal değildir, bilmiyor musun?” şeklindedir. (Buhari, Zekat 60; Müslim, Zekat 161)

Riyazus-Salihin 300

عَنْ أَبِي حَفْصٍ عُمَرَ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْأَسَدِ رَبِيبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: كُنْتُ غُلَامًا فِي حَجْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، وَكَانَتْ يَدِي تَطِيشُ فِي الصَّحْفَةِ، فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: يَا غُلَامُ، سَمِّ اللَّهَ، وَكُلْ بِيَمِينِكَ، وَكُلْ مِمَّا يَلِيكَ. فَمَا زَالَتْ تِلْكَ طِعْمَتِي بَعْدُ.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in üvey oğlu Ebû Seleme Abdullah ibni Abdülesed’in oğlu Ebû Hafs Ömer şöyle dedi: Ben Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in himayesinde yetişen bir çocuktum. Yemek yerken elim yemek tabağının her yanında dolaşıyordu. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ey çocuk, besmele çek, sağ elinle ve önünden ye!” Ben de bundan sonra devamlı bu şekilde yemek yedim.

Riyazus-Salihin 301

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رضي الله عنهما قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: كُلُّكُمْ رَاعٍ، وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، الْإِمَامُ رَاعٍ وَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، وَالرَّجُلُ رَاعٍ فِي أَهْلِهِ وَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، وَالْمَرْأَةُ رَاعِيَةٌ فِي بَيْتِ زَوْجِهَا وَمَسْئُولَةٌ عَنْ رَعِيَّتِهَا، وَالْخَادِمُ رَاعٍ فِي مَالِ سَيِّدِهِ وَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ، فَكُلُّكُمْ رَاعٍ وَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken işittim: “Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek ailesinin çobanıdır, sürüsünden sorumludur. Kadın kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Hizmetçi efendisinin malının çobanıdır ve ondan sorumludur. O hâlde hepiniz çobansınız ve elinizin ve idarenizin altındakilerden sorumlusunuz.”

Riyazus-Salihin 302

عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: مُرُوا أَوْلَادَكُمْ بِالصَّلَاةِ وَهُمْ أَبْنَاءُ سَبْعِ سِنِينَ، وَاضْرِبُوهُمْ عَلَيْهَا وَهُمْ أَبْنَاءُ عَشْرٍ، وَفَرِّقُوا بَيْنَهُمْ فِي الْمَضَاجِعِ.

Amr ibni Şuayb, babasından, o da dedesi Abdullah ibni Amr’dan (Allah ondan razı olsun) Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Çocuklarınız yedi yaşına geldiklerinde onlara namazı emrediniz. On yaşına geldiklerinde namaz konusunda onları cezalandırınız ve yataklarını ayırınız.”

Riyazus-Salihin 303

عَنْ أَبِي ثُرَيَّةَ سَبْرَةَ بْنِ مَعْبَدٍ الْجُهَنِيِّ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: عَلِّمُوا الصَّبِيَّ الصَّلَاةَ لِسَبْعِ سِنِينَ، وَاضْرِبُوهُ عَلَيْهَا ابْنَ عَشْرِ سِنِينَ.

Ebu Süreyya Sebre ibni Ma’bed el-Cüheni (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yedi yaşına gelen çocuğa namaz kılmayı öğretiniz. On yaşına vardığında kılmazsa cezalandırınız.” (Ebu Davud, Salat 23)

Riyazus-Salihin 304