HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

GİZLİ ŞEYLERİ ARAŞTIRMANIN VE DUYULMASI İSTENMEYEN ŞEYLERİ DUYMAYA ÇALIŞMANIN YASAK OLUŞU

3 hadis

وعَنْ أبي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه: أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قالَ: إيَّاكُمْ وَالظَّنَّ، فَإنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الحَدِيثِ، وَلا تَحَسَّسُوا، وَلا تَجَسَّسُوا، وَلا تنَافَسُوا، وَلا تَحَاسَدُوا، وَلا تَبَاغَضُوا، وَلا تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ الله إِخْوَاناً كَمَا أَمَرَكُمُ. المُسْلِمُ أَخُو المُسْلِمِ، لا يَظْلِمُهُ، وَلا يَخْذُلُهُ وَلا يَحْقِرُهُ، التَّقْوَى ههُنا، التَّقْوَى ههنا، وَيُشِيرُ إلى صَدْرِهِ، بِحَسْبِ امرئٍ مِنَ الشَّرِّ أَنْ يَحْقِرَ أَخَاهُ المُسلِمَ، كُلُّ المُسلِمِ عَلى المُسْلِمِ حَرَامٌ: دَمُهُ، وَعِرْضُهُ، وَمَالُهُ، إنَّ الله لا يَنْظُرُ إلى أَجْسَادِكُم، وَلا إلى صُوَرِكُمْ، ولكِنْ يَنْظُرُ إلى قُلُوبِكُم وأَعْمَالِكُمْ. وفي روايةٍ: لا تَحَاسَدُوا، وَلا تَبَاغَضُوا، وَلا تَجَسَّسُوا، وَلا تَحَسَّسُوا، وَلا تَنَاجَشُوا، وَكُونُوا عِبَادَ الله إخْوَاناً. وفي روايةٍ: لا تَقَاطَعُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا، وَلاَ تَبَاغَضُوا، وَلاَ تَحَاسَدُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللهِ إخْوَاناً. وفي روايةٍ: لا تَهَاجَرُوا، وَلا يَبِعْ بَعْضُكُم عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuşlardır: "Kötü zandan (şüphe etmekten) sakınınız. Çünkü zan, sözlerin en yalan olanıdır. Müslümanların ayıplarını, kusurlarını araştırmayın, birbirinize karşı övünüp böbürlenmeyin, birbirinizi kıskanmayın, kin tutmayın, yüz çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları, Allah'ın size emrettiği gibi kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir; ona haksızlık etmez, onu yardımsız bırakmaz, ona hakaret etmez. Rasûlullah göğsüne işaret ederek, 'Takva buradadır, takva buradadır' buyurdu. Kişiye müslüman kardeşini hor görmesi kötülük olarak yeter. Müslümanın müslümana kanı, ırzı ve malı haramdır. Allah sizin cesetlerinize ve kalıplarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar." Bir başka rivayette: "Birbirinize hased etmeyin, kin tutmayın. Müslümanların ayıp ve noksanlarını araştırmayın. Müşteriye malınızı artırma yoluyla satıp kandırmayın. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun." Diğer bir rivayette, "Birbirinizle münasebetinizi kesmeyin, birbirinize sırt dönmeyin, kin tutmayın, hased etmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun." Başka bir rivayette de, "Birbirinizi terk edip alakayı kesmeyin. Bir kısmınız bir kısmınızın satışı üzerine satış yapmasın." (Müslim, Birr, 30)

Riyazus-Salihin 1572

وعَنْ مُعَاوِيَةَ رضي الله عنه قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: إنَّكَ إنِ اتَّبَعْتَ عَوْرَاتِ المُسْلِمِينَ أَفْسَدْتَهُمْ، أَوْ كِدْتَ أَنْ تُفْسِدَهُمْ.

Muaviye (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'ın şöyle buyurduğunu işittim: "Müslümanların ayıplarını ve gizli durumlarını araştırmaya kalkışırsan, onların ahlakını bozarsın veya buna zorlamış olursun." (Ebu Davud, Edeb, 37)

Riyazus-Salihin 1573

وعَنِ ابْنِ مَسْعودٍ رضي الله عنه: أَنَّهُ أُتِيَ بِرَجُلٍ فَقيلَ لَهُ: هذا فُلانٌ تَقْطُرُ لحيَتُهُ خَمراً، فقالَ: إنَّا قَدْ نُهِينَا عَنِ التَّجَسُّسِ، وَلكِنْ إن يَظهَرْ لَنَا شَيْءٌ نَأْخُذْ بِهِ.

İbni Mesud (Allah ondan razı olsun) bir gün kendisine bir adam getirilerek, "Bu adam sakalından şarap damlayan falancadır" denilmişti. Bunun üzerine İbni Mesud şu cevabı verdi: "Biz ayıp ve kusur araştırmaktan menedildik. Ancak bir kusur ve suç ortaya çıkarsa biz onun için gerekli muameleyi yaparız." (Ebu Davud, Edeb, 37)

Riyazus-Salihin 1574