عن سَهْلِ بن سَعْدٍ رضي الله عنه قالَ: كانَتْ فِينا امْرَأَةٌ -وفي روايةٍ: كانَتْ لَنا عَجُوزٌ- تَأْخُذُ مِنْ أُصُولِ السِّلْقِ فَتَطْرَحُهُ في القِدْرِ، وَتكَرْكِرُ حَبَّاتٍ مِنْ شَعِيرٍ، فَإذا صلَّيْنَا الجُمُعَةَ، وَانصرَفْنَا، نُسَلِّمُ عَلَيْها، فَتُقَدِّمُهُ إلَيْنَا.
Sehl ibni Sa’d (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Aramızda bir kadın, diğer bir rivayete göre ihtiyar bir kadın vardı. Pazı köklerini alır, tencereye kor, biraz da arpa öğütürdü. Biz cuma namazını kılıp döndüğümüzde ona selam verirdik. O da hazırladığı yemekten bize ikram ederdi.