HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

FARZ NAMAZLARA DEVAM ETMENİN EMREDİLMESİ ERKETMENİN DE YASAKLANMASI

8 hadis

وعنِ ابنِ مسعودٍ رضي الله عنه قالَ: سَأَلتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم: أَيُّ الأعْمَالِ أَفْضَلُ؟ قال: الصّلاةُ عَلى وَقْتِهَا. قلتُ: ثمَّ أَيٌّ؟ قال: بِرُّ الوَالِدَيْنِ. قلتُ: ثُمَّ أَيّ؟ قال: الجِهَادُ في سَبِيلِ الله.

İbni Mes’ud’un şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e, “Hangi ameller daha faziletlidir?” diye sordum. “Vaktinde kılınan namazdır” buyurdu. “Sonra hangisidir?” dedim. “Anne babaya iyilik etmektir” buyurdular. “Daha sonra hangisidir?” diye sordum. “Allah yolunda cihad etmektir” buyurdular. (Buhari, Mevakit 5; Müslim, İman 137)

Riyazus-Salihin 1074

وعنِ ابنِ عُمرَ رضيَ الله عنهمَا قالَ: قالَ رسولُ الله ﷺ: بُنِيَ الإسلامُ عَلى خَمْسٍ: شَهَادَةُ أَنْ لا إلهَ إلاَّ الله، وَأَنَّ مُحَمَّداً رسولُ الله، وإقامِ الصَّلاةِ، وَإيتاءِ الزكاةِ، وَحَجِّ البَيْتِ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “İslam beş temel üzerine kurulmuştur. Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah'ın Resûlü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı gereği biçimde vermek, Kâbe’yi haccetmek, Ramazan orucunu tutmak.” (Buhari, İman 1-2; Müslim, İman 19-22)

Riyazus-Salihin 1075

وعنهُ قال: قالَ رسولُ الله ﷺ: أُمِرْتُ أَنْ أقاتِلَ الناسَ حتَّى يَشْهَدُوا أَن لاَ إلهَ إلاَّ الله وَأَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ الله، وَيُقِيمُوا الصَّلاةَ، وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ، فَإذا فعَلُوا ذلِكَ، عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إلاّ بِحَقِّ الإسْلامِ، وَحِسَابُهمْ عَلى الله.

Yine Abdullah İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ben insanlarla, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah'ın elçisi olduğuna şehadet getirip namazı dosdoğru kılıp zekâtı hakkıyla verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıklarında kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. İslam’ın gerektirdiği haklar (kısas, had vb.) bunların dışındadır. Onların kalplerinde gizledikleri şeylerin hesabı ise Allah'a aittir.” (Buhari, İman 17; Müslim, İman 32-36)

Riyazus-Salihin 1076

وعن معاذٍ رضي الله عنه قالَ: بعثني رسولُ الله ﷺ إلى اليَمَنِ فقال: إنَّكَ تَأْتي قَوْماً مِنْ أَهْلِ الكِتَابِ، فَادْعُهُمْ إلى شَهَادَةِ أَنْ لاَ إلهَ إلاَّ الله، وأني رسولُ الله، فَإنْ هُمْ أَطَاعُوا لِذلِكَ، فَأعلِمْهُمْ أَنَّ الله تَعَالى افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ خَمْسَ صَلواتٍ في كُلِّ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ، فَإنْ هُمْ أَطَاعُوا لِذلِكَ، فَأَعْلِمْهُمْ أَنَّ الله افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ صَدَقَةً تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ فَتُرَدُّ عَلى فُقَرَائِهِمْ، فإنْ هُمْ أَطَاعُوا لِذلِكَ، فَإيَّاكَ وَكَرَائِمَ أمْوَالِهمْ وَاتَقِ دَعْوَةَ المَظْلُومِ، فَإنَّهُ لَيْسَ بَيْنَها وَبَينَ الله حِجَابٌ.

Muaz (Allah ondan razı olsun) şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni Yemen’e vali ve kadı olarak gönderdiğinde şöyle buyurdu: “Sen kitap ehlinden bir topluma gidiyorsun. Onları, Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim Allah'ın hak elçisi olduğuma şehadet etmeye davet et. Eğer onlar bunu kabul ederlerse onlara bildir ki Allah onlara her gün ve gecede beş vakit namazı farz kılmıştır. Onlar eğer bunu da kabul ederlerse onlara bildir ki zenginlerden alınıp fakirlere verilmek üzere zekât da farz kılınmıştır. Onlar bunu da kabul ederlerse onların mallarının en kıymetlilerini almaktan sakın. Mazlumun bedduasından sakın; çünkü onunla Allah arasında bir perde yoktur.” (Buhari, Zekât 41; Müslim, İman 29)

Riyazus-Salihin 1077

وعن جابرٍ رضي الله عنه قال: سمعتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقولُ: إنَّ بَيْنَ الرَّجُلِ وَبَيْنَ الشِّرْكِ وَالكُفْرِ تَرْكَ الصَّلاةِ.

Cabir (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i şöyle derken işittim: “Gerçekten kişi ile küfür ve şirk arasındaki fark namazı terk etmektir.” (Müslim, İman 134)

Riyazus-Salihin 1078

وعن بُرَيْدَةَ رضي الله عنه عنِ النبيِّ صلى الله عليه وسلم قال: العَهْدُ الَّذي بَيْنَنَا وَبينَهُمُ الصَّلاةُ، فَمَنْ تَرَكَهَا فَقَدْ كَفَرَ.

Büreyde (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Bizimle münafık, müşrik ve kâfirler arasında iman sözü, yani ayırıcı temel unsur namazdır. Namazı terk eden kimse muhakkak kâfir olur.” (Tirmizî, İman 9; Nesâî, Salât 8; İbn Mâce, İkamet 77)

Riyazus-Salihin 1079

وعن شقِيقِ بنِ عبدِ الله التابعيِّ المُتَّفَقِ عَلى جَلالَتِهِ رَحِمَه الله قال: كانَ أَصْحَابُ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم لاَ يَرَوْنَ شَيْئاً مِنَ الأعْمَالِ تَرْكُهُ كُفْرٌ غَيْرَ الصَّلاةِ.

İman ve amelinde büyük bir şahsiyet olduğunda görüş birliği bulunan tâbiînden Şakîk ibn Abdullah şöyle dedi: Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ashabı, namazdan başka amellerden hiçbirinin terk edilmesini küfür saymazlardı. Ancak namazın terk edilmesini küfür olarak kabul ederlerdi. (Tirmizî, İman 9)

Riyazus-Salihin 1080

وعن أَبي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قالَ: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: إنَّ أَوَّلَ ما يُحَاسَبُ بِهِ العَبْدُ يَوْمَ القِيَامَةِ مِنْ عَمَلِهِ صَلاتُهُ، فَإنْ صَلَحَتْ، فَقَدْ أَفْلَحَ وَأَنجَحْ، وَإنْ فَسَدَتْ، فَقَدْ خَابَ وَخَسِرَ، فإنِ انْتَقَصَ مِنْ فَرِيضَتِهِ شَيْئاً، قالَ الرَّبُّ، عَزَّ وجَلَّ: انظُروا هَلْ لِعَبْدِي مِنْ تَطَوُّعٍ، فَيُكَمَّلُ منها ما انْتَقَصَ مِنَ الفَرِيضَةِ؟ ثمَّ يَكونُ سَائِرُ أعمَالِهِ عَلى هذا.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü kulun hesaba çekileceği ilk ameli namazdır. Eğer namaz konusu düzgün çıkarsa artık o kurtuluşa ermiş ve gerçek başarıya ulaşmıştır. Eğer namaz durumu bozuk çıkarsa aldanmış ve zararlı çıkmış olur. Eğer farzlardan bir eksiği çıkarsa Allah şöyle buyurur: Bakınız, bu kulumun farzlardan eksik kalanı tamamlayacak bir nafile ibadeti var mıdır? Böylece farzların eksiği nafilelerle tamamlanır, sonra da diğer amellerinden aynı şekilde hesaba çekilir.” (Tirmizi, Mevakit 188)

Riyazus-Salihin 1081