HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

KUR’AN OKUMANIN FAZİLETİ

11 hadis

عن أَبي أُمَامَةَ رضي الله عنه قالَ: سَمِعْتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقولُ: اقْرَؤُوا القُرْآنَ فَإنَّهُ يَأْتِي يَوْمَ القِيَامَةِ شَفِيعاً لأَصْحَابِهِ .

Ebu Ümame (Allah ondan razı olsun), ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i: “Kur’an okuyunuz, çünkü Kur’an kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir” buyururken işittim, demiştir. (Müslim, Müsâfirîn 253).

Riyazus-Salihin 991

وعَن النَوَّاسِ بن سَمعَانَ رضي الله عنه قالَ: سَمِعتُ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم يقولُ: يُؤْتَى يَوْمَ القِيَامَةِ بالْقُرْآنِ وَأَهْلِهِ الذِينَ كَانُوا يَعْمَلُونَ بِه في الدُّنْيَا تَقدُمُهُ سورَةُ البَقَرَةِ وَآلِ عِمرَانَ، تُحَاجَّانِ عن صاحِبِهِمَا .

Nevvas ibni Sem’an (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Ben Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i: “Kur’an ve hayatlarını Kur’an’a göre ayarlayanlar kıyamet günü mahşer yerine getirilirler. Bu sırada Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri, kendilerini okuyup amel eden kimseler hakkında hayırlı şehadette bulunup savunabilmek için mücadele ederek o kimselerin önlerine gelirler” buyururken işittim. (Müslim, Müsâfirîn 253)

Riyazus-Salihin 992

وعن عثمانَ بنِ عفانَ رضي الله عنه قالَ: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: خَيركُم مَنْ تَعَلَّمَ القُرْآنَ وَعَلَّمهُ .

Osman ibni Affan (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’an 21)

Riyazus-Salihin 993

وعن عائشةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قالتْ: قالَ رسولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الَّذِي يَقرَأُ القُرْآنَ وَهُوَ ماهِرٌ بهِ مَع السَّفَرَةِ الكِرَامِ البَرَرَةِ، وَالَّذي يَقْرَأُ القُرْآنَ وَيَتَتَعْتَعُ فِيهِ وَهُوَ عَليهِ شَاقٌّ لَهُ أَجْرانِ.

Aişe (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kur’an’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, Allah’ın peygamberlerine gönderdiği elçi, itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur’an’ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır.” (Buhari, Tevhid 52; Müslim, Müsafirin 243)

Riyazus-Salihin 994

وعن أبي موسى الأشْعَرِيِّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قالَ: قالَ رسولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَثَلُ المُؤمِنِ الَّذِي يَقْرَأُ القُرْآنَ مثلُ الأترِجَّةِ: رِيحُهَا طَيِّبٌ وَطَعمُها طَيِّبٌ، وَمثلُ المؤمِنِ الَّذِي لا يَقْرَأُ القُرْآنَ كَمَثَلِ التَّمرَةِ: لا رِيحَ لَها وَطَعْمُهَا حُلْوٌ، وَمَثَلُ المُنَافِقِ الذي يَقْرَأُ القُرْآنَ كَمَثَلِ الرَّيحَانَةِ: رِيحُها طَيِّبٌ وَطَعْمُهَا مُرٌّ، وَمَثَلُ المُنَافِقِ الذي لا يَقْرَأُ القُرْآنَ كمَثَلِ الحَنْظَلَةِ: لَيْسَ لَها رِيحٌ وَطَعْمُهَا مُرٌّ.

Ebu Musa el-Eş’ari (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kur’an okuyan mümin turunç gibidir. Kokusu hoş, tadı güzeldir. Kur’an okumayan mümin hurma gibidir. Kokusu yoktur, tadı güzeldir. Kur’an okuyan münafık reyhan (fesleğen) gibidir. Kokusu hoş, fakat tadı acıdır. Kur’an okumayan münafık Ebu Cehil karpuzu gibidir; kokusu yoktur ve tadı da acıdır.” (Buhari, Et’ime 30; Müslim, Müsafirin 243)

Riyazus-Salihin 995

وعن عمرَ بنِ الخطابِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قالَ: إنَّ اللهَ يَرفَعُ بِهَذَا الكِتَابِ أَقوَاماً وَيَضَعُ بِهِ آخَرينَ.

Ömer ibni Hattab (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah şu Kur’an’la amel edip hayatlarını onunla ayarlayan toplumları yükseltir. Onun izinden gitmeyip onu arkalarına atanları da alçaltır.” (Müslim, Müsafirin 269)

Riyazus-Salihin 996

وعنِ ابنِ عُمَرَ رَضِىَ اللهُ عَنْهُمَا عنِ النَّبيِّ ﷺ قال: لا حَسَدَ إلاَّ في اثنَتَيْنِ: رَجُلٌ آتاهُ الله القُرآنَ، فهوَ يقومُ بِهِ آناءَ اللَّيْلِ وآناءَ النَّهَارِ، وَرَجُلٌ آتاهُ الله مَالاً، فَهُوَ يُنْفِقهُ آناءَ اللَّيْلِ وَآناءَ النهارِ .

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sadece şu iki kimseye imrenilebilir: Biri Allah’ın kendisine Kur’an bilgisi verdiği, onunla gece gündüz meşgul olup gereğiyle amel eden kimsedir. Diğeri de Allah’ın kendisine mal verdiği ve bu malı gece gündüz onun yolunda harcayan kimsedir.” (Buhari, İlim 15; Müslim, Müsafirin 266)

Riyazus-Salihin 997

وعنِ البَرَاءِ بنِ عَازِبٍ رَضِىَ اللهُ عَنْهُمَا قالَ: كَانَ رَجُلٌ يَقرَأُ سورَةَ الكَهْفِ، وَعِنْدَهُ فَرَسٌ مَربوطٌ بِشَطَنَيْنِ، فَتَغَشَّته سَحَابَةٌ فَجَعَلَتْ تَدْنُو، وَجَعَلَ فَرَسُه يَنْفِر مِنها. فَلَمَّا أَصبَحَ أَتَى النَّبِيَّ ﷺ، فَذَكَرَ ذلكَ لَهُ، فقالَ: تِلْكَ السَّكِينَةُ تَنَزَّلَتْ للقُرآنِ

Bera ibni Azib (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir adam Kehf suresini okuyordu. Yanında atı da iki iple bağlı duruyordu. Bu adamın üzerine bir bulut geldi ve ona yaklaşmaya başladı. Atı da bundan ürktü. Sabah olunca adam Peygamber’e (sallallahu aleyhi vesellem) gelip durumu anlattı. Peygamberimiz: “O sekînedir, rahmet ve huzurdur. Kur’an okuduğun için inmiştir” buyurdu. (Buhari, Fezailü’l-Kur’an 11; Müslim, Müsafirin 240)

Riyazus-Salihin 998

وعن ابنِ مسعودٍ رَضِىَ اللهُ عَنْهُ قالَ: قالَ رسولُ الله ﷺ: مَنْ قَرَأَ حَرْفاً مِنْ كِتَابِ الله فَلَهُ حَسَنَةٌ، والحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمثَالِهَا لا أَقُولُ: الم حَرفٌ، وَلكِن: أَلِفٌ حَرْفٌ، وَلامٌ حَرْفٌ، وَميمٌ حَرفٌ .

İbni Mes’ud (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim Kur’an-ı Kerim’den bir harf okursa onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben size elif, lâm, mîm bir harftir demiyorum. Bilakis elif başlı başına bir harf, lâm ayrı bir harf, mîm de ayrıca bir harftir.” (Tirmizi, Fezailü’l-Kur’an)

Riyazus-Salihin 999

وعنِ ابنِ عباسٍ رَضِىَ اللهُ عَنْهُمَا قال: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: إنَّ الَّذِي لَيسَ في جَوْفِهِ شَيْءٌ مِنَ القُرْآنِ كالبَيْتِ الخَرِبِ.

İbni Abbas (Allah Onlardan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kalbinde, kafasında, hafızasında hiçbir ayet bulunmayan kimse harab olmuş bir ev gibidir.” (Tirmizi, Fezailül Kur’an 18)

Riyazus-Salihin 1000

عن عبدِ الله بن عَمْرو بن العاصِ رَضِىَ اللهُ عَنْهُمَا، عنِ النبيِّ صلى الله عليه وسلم قال: يُقَالُ لِصَاحِبِ القُرْآنِ: اقْرَأْ وَارْتَقِ، وَرَتِّلْ كما كُنْتَ تُرَتِّلُ في الدُّنْيا، فَإنَّ مَنْزِلَتَكَ عِنْدَ آخِرِ آيةٍ تَقْرَؤُها.

Abdullah ibni Amr ibni As (Allah Onlardan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kur’an oku da yüksel, okuduğun nisbette cennet basamaklarından yukarı çık. Dünyada ağır ağır okuduğun gibi şimdi de ağır ağır oku. Şüphesiz senin cennette yerleşeceğin yer okuduğun ayetin son noktasıdır. Ne kadar okursan o kadar yükselirsin.” (Ebu Davud, Vitir 20; Tirmizi, Fezailül Kur’an 18)

Riyazus-Salihin 1001