عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: إِنَّ اللهَ تَعَالَى يَرْضَى لَكُمْ ثَلَاثًا، وَيَكْرَهُ لَكُمْ ثَلَاثًا: فَيَرْضَى لَكُمْ أَنْ تَعْبُدُوهُ، وَلَا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا، وَأَنْ تَعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا، وَيَكْرَهُ لَكُمْ: قِيلَ وَقَالَ، وَكَثْرَةَ السُّؤَالِ، وَإِضَاعَةَ الْمَالِ.
Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
“Allah yaptığınız üç şeyden razı olur, üç şeyden de hoşlanmaz. Sizin sadece kendisine ibadet edip ona hiçbir şeyi ortak koşmamanızdan ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılıp ayrılığa düşmemenizden razı olur. Dedikodu yapmanızdan, çok sual sormanızdan ve lüzumsuz yerlere mallarınızı harcamanızdan da hoşlanmaz.” (Müslim, Akdiye, 10)
Riyazus-Salihin 1783
وَعَنْ وَرَّادٍ كَاتِبِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ قَالَ: أَمْلَى عَلَيَّ الْمُغِيرَةُ فِي كِتَابٍ إِلَى مُعَاوِيَةَ رضي الله عنه، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ فِي دُبُرِ كُلِّ صَلَاةٍ مَكْتُوبَةٍ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، اللَّهُمَّ لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ، وَلَا يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ. وَكَتَبَ إِلَيْهِ أَنَّهُ كَانَ يَنْهَى عَنْ قِيلَ وَقَالَ، وَإِضَاعَةِ الْمَالِ، وَكَثْرَةِ السُّؤَالِ، وَكَانَ يَنْهَى عَنْ عُقُوقِ الْأُمَّهَاتِ، وَوَأْدِ الْبَنَاتِ، وَمَنْعٍ وَهَاتِ.
Muğire’nin kâtibi Verrad’dan nakledildiğine göre şöyle demiştir: Muğire’nin Muaviye’ye gönderdiği mektubunda bana şöyle yazdırdı: “Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) her farz namazın ardından şöyle dua ederdi:
‘Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr. Allahümme lâ mânia limâ a‘tayte ve lâ mu‘tiye limâ mena‘te ve lâ yenfeu ze’l-ceddi minke’l-ceddü.’ Tek olan Allah’tan başka gerçek hiçbir ilah yoktur. Onun ortağı da yoktur. Mülk onundur. Her türlü eksiksiz övgü ona mahsustur. Onun her şeye gücü yeter. Allah’ım, senin verdiğine engel olacak hiçbir güç yoktur. Senin vermediğini verecek de yoktur. Servet sahibi olanın serveti, senin yardımın olmadıkça kendisine bir fayda sağlamaz.”
Muğire, Muaviye’ye şunu da yazdı:
“Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) dedikodudan, malı İslam’ın kabul etmediği lüzumsuz yerlere harcamaktan ve gereksiz yere çok soru sormaktan yasaklardı.
Yine Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) annelere itaatsizlik etmekten, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmekten, verilmesi gerekeni vermemekten ve hakkı olmayan bir şeyi istemekten yasaklardı.” (Buhârî, İ‘tisâm, 3; Müslim, Akdiye, 12)
Riyazus-Salihin 1784