HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

NAFİLE NAMAZLARI EVDE KILMAK

4 hadis

عَنْ زيدِ بنِ ثابتٍ، رضي الله عنه، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قالَ: صَلُّوا أَيُّها النَّاسُ في بُيُوتِكُمْ، فَإنَّ أَفْضَلَ الصَّلاةِ صَلاةُ المَرْءِ في بَيْتِهِ إلاَّ المَكْتُوبَةَ.

Zeyd ibni Sabit (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ey insanlar, evlerinizde namaz kılınız. Çünkü farzların dışında kılınan namazların en faziletlisi, kişinin evinde kıldığı namazdır.” (Buhari, İ’tisam 3, Ezan 81; Müslim, Müsafirin 213)

Riyazus-Salihin 1129

وَعَنِ ابنِ عُمَرَ رَضِيَ الله عَنْهمَا عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قالَ: اجْعَلُوا مِنْ صَلاَتِكُمْ في بُيُوتِكُمْ، وَلا تَتَّخِذُوهَا قُبُوراً.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Namazlarınızın bir kısmını evlerinizde kılınız ve oraları kabirlere çevirmeyiniz.” (Buhari, Salat 52; Müslim, Müsafirin 208)

Riyazus-Salihin 1130

وَعَنْ جَابِرٍ، رضي الله عنه، قالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: إذَا قضَى أَحَدُكُمْ صَلاتَهُ في مَسْجِدِهِ، فَلْيَجْعَلْ لِبَيْتِهِ نَصِيبا مِنْ صَلاتِهِ، فَإنَّ الله جَاعِلٌ في بَيْتِهِ مِنْ صَلاتِهِ خَيْراً.

Cabir (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz namazını mescidinde kıldığı zaman, namazından evine de bir pay ayırsın. Çünkü Allah, onun namazı sebebiyle evinde hayır meydana getirir.” (Müslim, Müsafirin 210)

Riyazus-Salihin 1131

وَعَنْ عُمَرَ بْنِ عَطَاءٍ أَنَّ نَافِعَ بْنَ جُبَيْرٍ أَرْسَلَهُ إِلَى السَّائِبِ ابْنِ أُخْتِ نَمِرٍ يَسْأَلُهُ عَنْ شَيْءٍ رَآهُ مِنْهُ مُعَاوِيَةُ فِي الصَّلَاةِ، فَقَالَ: نَعَمْ، صَلَّيْتُ مَعَهُ الْجُمُعَةَ فِي الْمَقْصُورَةِ، فَلَمَّا سَلَّمَ الْإِمَامُ، قُمْتُ فِي مَقَامِي، فَصَلَّيْتُ، فَلَمَّا دَخَلَ أَرْسَلَ إِلَيَّ فَقَالَ: لَا تَعُدْ لِمَا فَعَلْتَ. إِذَا صَلَّيْتَ الْجُمُعَةَ، فَلَا تَصِلْهَا بِصَلَاةٍ حَتَّى تَتَكَلَّمَ أَوْ تَخْرُجَ، فَإِنَّ رَسُولَ اللهِ ﷺ أَمَرَنَا بِذَلِكَ، أَنْ لَا نُوصِلَ صَلَاةً بِصَلَاةٍ حَتَّى نَتَكَلَّمَ أَوْ نَخْرُجَ.

Ömer ibni Atâ'dan rivayet edildiğine göre Nâfi' ibni Cübeyr, namazda Muâviye'nin Sâib'den gördüğü bir şeyi sormak üzere Ömer ibni Atâ'yı Nemir'in kız kardeşinin oğlu Sâib'e göndermiş, o da şu cevabı vermiştir: “Evet, maksûrede Muâviye ile beraber cuma namazını kıldım. İmam selam verdikten sonra, bulunduğum yerde kalkıp namaz kıldım. Muâviye evine girince bana haber göndererek şunları söyledi: Yaptığın şeyi bir daha yapma. Cuma namazını kıldıktan sonra, biriyle konuşmadan veya mescitten çıkmadan ona başka bir namaz ekleme. Zira Resûlullah ﷺ bize, konuşmadıkça veya mescitten çıkmadıkça bir namazı başka bir namaza eklememeyi emretti.” (Müslim, Cuma 73)

Riyazus-Salihin 1132