HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

CUMA GÜNÜNÜN FAZİLETİ

12 hadis

وعَنْ أبي هُرَيرَةَ، رضي الله عنه، قالَ: قالَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: خَيْرُ يَوم طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الجُمُعَةِ: فِيهِ خُلِقَ آدَم، وَفيه أُدْخِلَ الجَنَّةَ، وَفِيهِ أُخْرِجَ مِنْهَا.

Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu, yine o gün cennetten çıkarıldı.” (Müslim, Cuma 17)

Riyazus-Salihin 1148

وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: مَنْ تَوَضَّأَ فأَحْسَنَ الوُضُوءَ ثمَّ أَتَى الجُمُعَةَ، فاسْتَمَعَ وَأَنْصَتَ، غُفِرَ لَهُ مَا بَيْنَه وَبَينَ الجُمُعَةِ وَزِيَادة ثَلاثَةِ أَيَّامٍ، وَمَنْ مَسَّ الحَصَى، فَقَدْ لَغَا.

Yine Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse abdestini güzelce alarak cuma namazına gelir, hutbeyi dinleyip sessiz durursa, iki cuma arasındaki günahları ile fazladan üç günlük günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa boş ve manasız bir iş yapmış olur.” (Müslim, Cuma 27)

Riyazus-Salihin 1149

وَعَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قالَ: الصَّلَوَاتُ الخَمْسُ وَالجُمُعَةُ إلى الجُمُعَةِ، وَرَمَضَانُ إلى رَمَضَانَ، مُكَفِّرَاتٌ ما بَيْنَهُنَّ إذا اجْتُنِبَتِ الكَبَائِرُ.

Yine Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece beş vakit namaz, iki namaz arasında işlenen küçük günahlara; her iki Cuma, aralarında işlenen küçük günahlara; her iki Ramazan da aralarında geçen bir yıllık günahlara kefarettir.” (Müslim, Taharet 16)

Riyazus-Salihin 1150

وَعَنْهُ وعَنِ ابنِ عُمَرَ رضي الله عنهما، أَنَّهُما سَمِعَا رسولَ الله ﷺ يقولُ عَلى أَعْوَادِ مِنْبَرِهِ: لَيَنْتَهِيَنَّ أَقْوَامٌ عَنْ وَدْعِهِمُ الجُمُعَاتِ، أَوْ لَيَخْتِمَنَّ الله عَلى قُلُوبِهِمْ، ثُمَّ لَيَكُونُنَّ مِنَ الغَافِلِينَ.

Yine Ebu Hüreyre ile İbni Ömer'den (Allah onlardan razı olsun) rivayet edildiğine göre bu iki sahabi, Rasûlullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) minber üzerinde şöyle buyurduğunu işitmişlerdir: “Bazı kimseler Cuma namazlarını terk etmekten ya vazgeçerler veya Allah onların kalplerini mühürler de gafillerden olurlar.” (Müslim, Cuma 40)

Riyazus-Salihin 1151

وَعَنِ ابنِ عُمَرَ رضيَ الله عنهمَا، أنَّ رَسولَ الله ﷺ قالَ: إذا جَاءَ أَحَدُكُمُ الجُمُعَةَ، فَلْيَغْتَسِلْ.

İbni Ömer'den (Allah onlardan razı olsun) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Biriniz Cuma namazına gideceği zaman boy abdesti alsın.” (Buhari, Cuma 2; Müslim, Cuma 1)

Riyazus-Salihin 1152

وعن أبي سعيدٍ الخُدْرِيِّ، رضي الله عنه، أَنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: غُسْلُ يَوْمِ الجُمُعَةِ وَاجِبٌ عَلى كُلِّ مُحْتَلِمٍ.

Ebu Said el Hudri (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Erginlik çağına gelmiş her kimse için Cuma günü boy abdesti almak gereklidir.” (Buhari, Ezan 161; Müslim, Cuma 5-7)

Riyazus-Salihin 1153

وَعَنْ سَمُرةَ، رضي الله عنه، قالَ: قالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: مَنْ تَوَضَّأَ يَوْمَ الجُمُعَةِ، فَبِها ونِعْمَتْ، وَمَنِ اغْتَسَلَ فَالْغُسْلُ أَفْضَلُ.

Semure (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse Cuma günü abdest alırsa ne iyi, guslederse o daha da iyidir.”

Riyazus-Salihin 1154

وَعَنْ سَلْمَانَ، رضي الله عنه، قالَ: قالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: لا يَغْتَسِلُ رَجُلٌ يَوْمَ الجُمُعَةِ، وَيَتَطَهَّرُ ما اسْتَطَاعَ مِنْ طُهْرٍ، وَيَدَّهِنُ مِنْ دُهْنِهِ، أَو يَمَسُّ مِن طِيبِ بَيْتِهِ، ثمَّ يَخْرُجُ فَلا يُفَرِّقُ بَيْنَ اثنَيْنِ، ثمَّ يُصَلِّي مَا كُتِبَ لَهُ، ثمَّ يُنْصِتُ إذا تكَلَّمَ الإمَامُ، إلاَّ غُفِرَ لَهُ ما بَيْنَهُ وَبَيْنَ الجُمُعَةِ الأخْرَى.

Selman (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse Cuma günü boy abdesti alarak iyice temizlenir, saçının ve sakalının bakımını yapar, güzel kokular sürünerek camiye çıkar, camide oturan iki kişinin arasını açmaz, kılabildiği kadar namaz kılar, imamın hutbesini sesini çıkarmadan dinlerse o Cuma ile diğer Cuma arasındaki günahları bağışlanır.” (Buhari, Cuma 6)

Riyazus-Salihin 1155

وَعَنْ أَبِي هُرَيرَةَ، رضي الله عنه، أَنَّ رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قالَ: مَنِ اغْتَسَلَ يَوْمَ الجُمُعَةِ غُسْلَ الجَنَابَةِ، ثُمَّ رَاحَ في السَّاعَةِ الأُولَى، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَدَنَةً، وَمَنْ رَاحَ في السَّاعَةِ الثَّانِيَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَقَرَةً، وَمَنْ رَاحَ في السّاعَةِ الثّالِثَةِ، فَكَأنَّمَا قَرَّبَ كَبْشاً أَقرَنَ، وَمَنْ رَاحَ في السّاعَةِ الرّابِعَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ دَجَاجَةً، وَمَنْ رَاحَ في السَّاعَة الخَامِسَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَيْضَةً، فَإذا خَرَجَ الإمامُ حَضَرَتِ المَلائِكَةُ يَسْتَمِعُونَ الذِّكرَ.

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Bir kimse Cuma günü cünüplükten dolayı alınan boy abdesti gibi abdest alır, erkenden Cuma’ya giderse bir deve kurban etmiş gibi sevap kazanır. Daha sonra giderse bir inek, daha sonra giderse boynuzlu bir koç kurban etmiş sevabı kazanır. Daha sonraki vakitlerde giderse bir tavuk, daha sonraki vakitlerde giderse bir yumurta tasadduk etmiş gibi sevap kazanır. İmam minbere çıkınca melekler hutbeyi dinlemek üzere hazır olurlar.” (Buhari, Cuma 4, Müslim, Cuma 10)

Riyazus-Salihin 1156

وَعَنْهُ: أنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم ذكرَ يَوْمَ الجُمُعَةِ، فَقَالَ: فِيهَا سَاعَةٌ لاَ يُوَافِقها عَبْدٌ مُسْلِمٌ، وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي يَسْأَلُ الله شَيْئاً، إلاَّ أَعْطَاهُ إيَّاهُ وَأَشارَ بِيَدِهِ يقَلِّلُهَا.

Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Cuma gününün faziletini anlatırken şöyle buyurdu: “Cuma gününde öyle bir an vardır ki, bir müslüman namaz kıldığı halde o vakte rastlar da Allah'tan bir şey isterse Allah onun dileğini mutlaka yerine getirir.” Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) o vaktin pek kısa olduğunu anlatmak için eliyle işaret ediyordu. (Buhari, Cuma 37, Müslim, Müsafirin 166)

Riyazus-Salihin 1157

وَعَنْ أبي بُردَةَ بنِ أبي مُوسَى الأشعَرِيِّ، رضي الله عنه، قَالَ: قَالَ عَبْدُ الله بن عُمَرَ رضيَ الله عَنْهُمَا: أَسَمِعْتَ أَبَاكَ يُحَدِّثُ عَن رَسُولِ الله صلى الله عليه وسلم فى شأن ساعة الجمُعَةِ؟ قَالَ: قلتُ: نعمْ، سَمِعْتُهُ يَقُولُ: سمِعْتُ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: هِي مَا بَيْنَ أنْ يَجلِسَ الإمامُ إلى أنْ تُقضَى الصّلاةُ.

Ebu Bürde ibni Ebu Musa el-Eş’ari (Allah Ondan razı olsun) şöyle dedi: Bir gün Abdullah İbni Ömer (Allah Onlardan razı olsun) bana: Cuma günü duaların kabul edildiği zaman hakkında babanın Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’den bir hadis rivayet ettiğini duydun mu? diye sordu da ben: Evet, duydum. Babam Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken işittiğini söyledi: “Duanın kabul olunacağı o vakit imamın minbere oturduğu andan namazın bitmesine kadarki süre içindedir.” (Müslim, Cuma 16)

Riyazus-Salihin 1158

وَعَنْ أَوْسِ بْنِ أَوْسٍ، رضي الله عنه، قَالَ: قَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: إِنَّ مِنْ أَفْضَلِ أَيَّامِكُمْ يَوْمَ الجُمُعَةِ، فَأَكْثِرُوا عَلَيَّ مِنَ الصَّلَاةِ فِيهِ، فَإِنَّ صَلَاتَكُمْ مَعْرُوضَةٌ عَلَيَّ.

Evs ibni Evs (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Günlerin en faziletlisi Cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çok salat ve selam getiriniz, zira sizin salat ve selamınız bana sunulur.” (Ebu Davud, Salat 201)

Riyazus-Salihin 1159