HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

HASTAYA DUA ETMEK

9 hadis

عَن عائشة رَضِىَ اللهُ عَنْهَا، أنّ النبيَّ ﷺ، كَانَ إذا اشْتكى الإنْسَانُ الشَّيءَ مِنْهُ، أَوْ كَانَتْ بِهِ قَرْحَةٌ أَوْ جُرْحٌ، قال النَّبيُّ، بِأُصْبُعِهِ هكذا، وَوَضَعَ سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ الرَّاوي سَبَّابَتَهُ بِالأرْضِ ثُمَّ رَفَعَهَا وقال: بِسْمِ الله، تُرْبَةُ أَرْضنا، بِرِيقَةِ بَعْضِنَا، يُشْفَى بِهِ سَقِيمُنا، بِإذْنِ رَبِّنَا.

Aişe (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre bir kimsenin bir tarafı ağrıdığında veya yara bere olduğunda Peygamber parmağıyla şöyle yapar -Ravi Süfyan Uyeyne şehadet parmağını yere dokundurup kaldırarak Peygamber’in nasıl yaptığını gösterdi- ve: “Bismillah, bu bizim arzımızın toprağıdır, bazımızın tükürüğü ile Rabbimizin izni ile hastalarımız şifa bulur.” buyururdu. (Buhari, Tıb 38; Müslim, Selam 54)

Riyazus-Salihin 901

وعنها أن النبيَّ ﷺ، كَانَ يَعُودُ بَعْضَ أَهْلِهِ يَمْسَحُ بِيدهِ اليُمْنَى ويقولُ: اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ، أَذْهِب الْبَأسَ، واشْفِ أَنْتَ الشَّافي لا شِفَاءَ إلا شِفَاؤُكَ، شِفاءً لا يُغادِرُ سَقَماً.

Yine Aişe (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) aile fertlerinden bazısı hastalandığında sağ eliyle hastayı sıvazlar ve şöyle buyururdu: “Allah’ım! Sen bütün insanların hayatlarını programlayansın, Rabbimizsin. Bu hastanın ızdırabını gider, şifa ver; şifayı veren ancak sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Buna hiçbir hastalık izi bırakmayacak şekilde şifa ver.” (Buhari, Merda 20; Müslim, Selam 46)

Riyazus-Salihin 902

وعن أنسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أنه قال لِثابِتٍ رحمه الله: أَلا أَرْقِيكَ بِرُقْيَةِ رسولِ الله ﷺ؟ قال: بَلى، قال: اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ، مُذْهِبَ البَأْسِ، اشْفِ أَنتَ الشّافي، لا شافيَ إلا أَنْتَ، شِفَاءً لا يُغادِر سَقَماً.

Enes (Allah ondan razı olsun), tabiinden olan Sabit’e şöyle dedi: “Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in hastaya okuduğunu sana da okuyayım mı?” Sabit: “Oku.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Enes şöyle dedi: “Ey insanların Rabbi ve bütün ızdırapları gideren Allah’ım! Şifa ver; şifa veren sensin, senden başka şifa veren yoktur. Bu hastaya hiçbir hastalık izi bırakmayacak şekilde şifa ver.” (Buhari, Tıb 38)

Riyazus-Salihin 903

وعن سعدِ بن أبي وَقّاصٍ رضي الله عنه، قال: عَادَني رسولُ الله صلى الله عليه وسلم، فقال: اللّهُمَّ اشْفِ سَعْداً، اللّهُمَّ اشْفِ سَعْداً، اللّهُمَّ اشْفِ سَعْداً.

Sa’d ibni Ebu Vakkas (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Hastalandığımda Rasûlullah beni ziyaret etti ve üç defa: “Allahım! Sa’d’a şifa ver” diye dua buyurdu. (Müslim, Vesaya 8)

Riyazus-Salihin 904

وعن أبي عبد الله عثمانَ بنِ أبي العاصِ رضي الله عنه، أنهُ شَكا إلى رسولِ الله صلى الله عليه وسلم وَجَعاً يَجِدُهُ في جَسدهِ، فقالَ له رسولُ الله صلى الله عليه وسلم: ضَعْ يَدَكَ عَلى الذي تَأَلَّمَ مِنْ جَسَدِكَ وَقلْ: بسمِ الله ثَلاثاً، وَقُلْ سَبْع مَرَّاتٍ: أَعُوذُ بِعِزَّةِ الله وَقُدْرَتِهِ مِنْ شرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ.

Ebu Abdullah Osman ibni Ebul As (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre vücudunda hissettiği bir ağrıdan dolayı Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e şikâyette bulundu. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de ona: “Vücudunun ağrıyan yerine elini koy ve üç kere ‘Bismillah’ de. Yedi kere de ‘Hissettiğim ve başıma gelmesinden korktuğum bu hastalığın şerrinden Allah’ın izzet ve kudretine sığınırım’ de” buyurdu. (Müslim, Selam 67)

Riyazus-Salihin 905

وعن ابن عباسٍ رضي الله عنهما، عن النبيِّ صلى الله عليه وسلم، قال: مَنْ عَادَ مَرِيضاً لَمْ يَحْضُرْهُ أَجَلُهُ، فقالَ عِنْدَهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ: أَسْأَلُ الله الْعَظِيمَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ أَنْ يَشْفِيَكَ، إلا عَافَاهُ الله مِنْ ذَلِكَ المَرَضِ.

İbni Abbas (Allah ondan ve babasından razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her kim henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere: ‘Büyük arşın Rabbi olan yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim’ derse, Allah onu o hastalıktan kurtarır.” (Ebu Davud, Cenaiz 8; Tirmizi, Tıb 32)

Riyazus-Salihin 906

وعنه: أَنَّ النبيَّ ﷺ دَخَلَ عَلى أَعْرَابِيٍّ يَعُودُهُ، وكَانَ إذَا دَخَلَ عَلى مَنْ يَعُودُهُ قال: لا بَأْسَ، طَهُورٌ إنْ شَاءَ الله.

İbni Abbas (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hasta bir bedeviyi ziyaret etmişti. Herhangi bir hastayı ziyaretinde olduğu gibi ona da: “Geçmiş olsun, zararı yok. Hastalığın inşallah günahlarını temizler, yani günahlarına kefaret olur” buyurdu. (Buhari, Tevhid 31)

Riyazus-Salihin 907

وعن أبي سعيدٍ الخُدْرِيِّ رضي الله عنه، أن جِبْرِيلَ أَتَى النَّبيَّ ﷺ، فقال: يَا مُحَمَّدُ اشْتكَيْتَ؟ قال: نَعَمْ. قال: بِسْمِ الله أَرْقِيكَ، مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ، مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنِ حَاسِدٍ، الله يَشْفِيكَ، بِسْمِ الله أَرْقِيكَ.

Ebu Said el-Hudri (Allah ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Cebrail (a.s.) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Hastalıktan şikâyetin mi var?” diye sordu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de “Evet” dedi. Cebrail (a.s.): “Allah’ın ismiyle seni rahatsız edecek her şeyden, her bir canlının zararından veya hasetçinin gözünün şerrinden seni okuyup sana dua ederim. Allah sana şifa versin. Allah’ın adıyla sana dua edip nefes ederim.” (Müslim, Selam 40)

Riyazus-Salihin 908

وعن أبي سعيد الخُدْرِيِّ وأبي هريرة رَضِيَ اللهُ عَنْهُما، أَنَّهُمَا شَهِدَا عَلى رسُولِ الله ﷺ أَنَّهُ قال: مَنْ قال: لا إلهَ إلاَّ الله وَالله أَكْبَرُ، صَدَّقَهُ رَبُّهُ، فقال: لا إلهَ إلاَّ أَنا وَأَنا أَكْبَرُ. وَإذا قال: لا إلهَ إلاَّ الله وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، قال: لا إلهَ إلاَّ أَنا وَحْدِي لاَ شَرِيكَ لي. وإذا قال: لا إلهَ إلاَّ الله لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ، قال: لا إلهَ إلاَّ أَنا لِيَ المُلْكُ وَلِيَ الحَمْدُ. وإذا قال: لا إلهَ إلاَّ الله وَلا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إلاَّ بِاللهِ، قال: لا إلهَ إلاَّ أَنا وَلا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إلاَّ بي. وَكانَ يقولُ: مَنْ قالَها في مَرَضِهِ ثُمَّ مَاتَ لَمْ تَطْعَمْهُ النَّارُ.

Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hüreyre (Allah onlardan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre bunlar Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğuna şahit oldular: * Bir kimse “Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür” derse Allah onu doğrulayarak “Benden başka ilah yoktur, ben en büyüğüm” buyurur. Kul: * “Allah’tan başka ilah yoktur, o tektir, ortağı yoktur” dediğinde yine Allah o kulunu tasdik ederek “Benden başka ilah yoktur, ben tekim, eşim ortağım yoktur” buyurur. Kul: * “Allah’tan başka ilah yoktur, mülk de onun, eksiksiz övgüler de ona mahsustur” dediğinde Allah: “Benden başka ilah yoktur, mülk benimdir, eksiksiz övgüler de bana aittir” buyurur. Kul: * “Allah’tan başka ilah yoktur, güç ve kudret yalnız Allah’ındır” dediğinde Allah: “Benden başka ilah yoktur, kuvvet ve kudret ancak benimdir ve benim iznimledir” buyurur. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sözüne devamla: “Bu duaları bir kimse hastalandığında söyler de sonra o inanç üzere ölürse cehennem ateşi onu yakıp yiyemez.” (Tirmizi, Deavat 36)

Riyazus-Salihin 909