وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: سمعتُ رسولَ الله ﷺ يقول: إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلَاةُ، فَلَا تَأْتُوهَا وَأَنْتُمْ تَسْعَوْنَ، وَأْتُوهَا وَأَنْتُمْ تَمْشُونَ، وَعَلَيْكُمُ السَّكِينَةُ، فَمَا أَدْرَكْتُمْ فَصَلُّوا، وَمَا فَاتَكُمْ فَأَتِمُّوا. زاد مسلم في روايةٍ له: فَإِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا كَانَ يَعْمِدُ إِلَى الصَّلَاةِ فَهُوَ فِي صَلَاةٍ.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun), Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken dinlediğini söyledi: “Namaz için kamet getirildiğinde koşarak değil, ağırbaşlılıkla yürüyerek gelin. Yetişebildiğinizi imamla kılınız, yetişemediğiniz rekâtları da kendiniz tamamlayınız.” (Müslim, Mesacid 151) Müslim’in diğer bir rivayetinde: “Sizden biriniz namaza yöneldiği zaman namazdadır.”