HADİS KÜTÜPHANESİ

Riyazus Salihin

368 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

YOLCULUKTA TEKBİR VE TESBİH GETİRMEK

5 hadis

عن جابرٍ رضي الله عنه قال: كُنَّا إذا صعِدْنَا كَبَّرْنَا، وَإذا نَزَلْنَا سَبَّحْنَا.

Cabir (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz yolculukta rampalara çıkarken “Allahü ekber”, vadilere inişlerde de “Sübhanallah” derdik. (Buhari, Cihad 132)

Riyazus-Salihin 975

وعنِ ابنِ عُمرَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُما قال: كانَ النبيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَجُيُوشُهُ إذا عَلَوُا الثَّنَايَا كَبَّرُوا، وَإذا هَبَطُوا سَبَّحُوا.

İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve askerleri tepelere çıkarlarken “Allahüekber”, düzlüklere indiklerinde de “Sübhanallah” diye tesbih ederlerdi. (Ebu Davud, Cihad 72)

Riyazus-Salihin 976

وعنهُ قال: كانَ النَّبيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إذا قَفَلَ مِنَ الحَجِّ أَوِ العُمْرَةِ كُلَّمَا أَوْفَى عَلى ثَنِيَّةٍ أَوْ فَدْفَدٍ كَبَّرَ ثَلاثاً، ثُمَّ قَالَ: لا إلهَ إلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ، وَهُوَ على كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ. آيِبُونَ تَائِبُونَ عَابِدُونَ سَاجِدُونَ لِرَبِّنَا حَامِدُونَ. صَدَقَ اللهُ وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَهَزَمَ الأحْزَابَ وَحْدَهُ. وفي روايةٍ لمسلم: إذا قَفَلَ مِنَ الجُيُوشِ أوِ السَّرَايَا أَوِ الحَجِّ أوِ العُمْرَةِ.

Yine İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hac ve umreden dönerken her yokuş ve yüksek yere çıktığında üç kere “Allahüekber” der, sonra: “Allah’tan başka ilah yoktur, onun ortağı yoktur, mülk onundur, hamd ona mahsustur, onun her şeye gücü yeter. Artık dönüyoruz; günahlarımızdan tevbe ediyor, Allah’a ibadet, secde ve hamd ediyoruz. Allah verdiği sözü yerine getirdi, kuluna yardım etti ve tek başına düşman ordularını hezimete uğrattı” buyururdu. (Buhari, Cihad 158) Müslim’in değişik bir rivayetinde, “Büyük ve küçük harplerden veya hac ve umreden döndüğünde” kaydı yer almaktadır. (Müslim, Hac 428)

Riyazus-Salihin 977

وعن أبي هُريرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ رَجُلاً قال: يا رسولَ اللهِ، إنِّي أُرِيدُ أن أُسَافِرَ فَأَوْصِنِي، قال: عَلَيْكَ بِتَقْوَى اللهِ، وَالتَّكْبِيرِ عَلى كُلِّ شَرَفٍ. فَلَمَّا وَلَّى الرَّجُلُ، قالَ: اللَّهُمَّ اطْوِ لَهُ البُعْدَ، وَهَوِّنْ عَلَيْهِ السَّفَرَ.

Ebu Hüreyre’den (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre bir adam Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ey Allah’ın elçisi! Sefere çıkmak istiyorum, bana öğüt ver” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Allah’tan kork, her yüksek yere çıktığında Allahüekber de” buyurdu. Adam gittikten sonra arkasından: “Allah’ım, ona uzakları yakın et ve bu seferi ona kolay kıl” diye dua etti. (Tirmizi, Deavat 45)

Riyazus-Salihin 978

وعن أبي موسى الأشعري رضي الله عنه قال: كنا مع النبي صلى الله عليه وسلم في سفر، فكنا إذا أشرفنا على وادٍ، هللنا وكبرنا وارتفعت أصواتنا، فقال النبي صلى الله عليه وسلم: يا أيها الناس، اربعوا على أنفسكم، فإنكم لا تدعون أصم ولا غائبًا. إنه معكم، إنه سميع قريب.

Ebu Musa el Eş’ari (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz bir yolculukta Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’le beraberdik. Tepelere çıktıkça “Allahü ekber, la ilahe illallah” diye yüksek sesle tekbir ve tehlil getirdik. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): “Ey insanlar, kendinizi zorlamayınız. Zira siz sağıra ve yanınızda bulunmayan birine dua etmiyorsunuz. Allah daima sizinle beraberdir, işitir ve size sizden daha yakındır” buyurdu. (Buhari, Cihad 131)

Riyazus-Salihin 979