عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ ما في النِّدَاءِ والصَّفِّ الأَوَّلِ، ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إلاَّ أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لاسْتَهَمُوا عَلَيْهِ، ولَوْ يَعْلَمُونَ ما في التَّهْجِيرِ لاسْتبَقُوا إلَيْهِ، وَلَوْ يَعْلَمُونَ ما في العَتَمَةِ والصُّبْحِ لأَتَوهُمَا وَلَو حَبْواً.
Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “İnsanlar ezan okumanın ve birinci safta bulunmanın ne kadar sevap olduğunu bilselerdi, bu iş için sıra ve yer bulamaz, kur’a çekmek zorunda kalarak kur’a çekerlerdi. Namaza erken gitmekteki sevabı bilselerdi birbirleriyle yarış ederlerdi. Eğer yatsı ve sabah namazını cemaatle kılmanın sevabını bilselerdi emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza giderlerdi.” (Buhari, Ezan 9, 32; Müslim, Salat 129)