وَعَنِ ابنِ عبَّاسٍ، رضِي الله عَنْهُما أنَّ النبيَّ صلى الله عليه وسلم لَقِيَ رَكْباً بِالرَّوْحَاءِ، فَقَالَ: مَنِ الْقَوْمُ؟ قَالُوا: المُسْلِمُونَ. قَالُوا: مَنْ أَنْتَ؟ قَالَ: رسولُ الله. فَرَفَعَتِ امْرَأَةٌ صَبِيًّا فَقَالَتْ: أَلِهذا حَجٌّ؟ قَالَ: نَعَمْ وَلَكِ أَجْرٌ.
İbni Abbas (Allah onlardan razı olsun)’dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ravha denilen yerde bir gruba rastladı ve “Siz kimlersiniz?” diye sordu. Onlar da, “Biz Müslümanlarız, peki sen kimsin?” dediler. Hz. Peygamber, “Ben Allah’ın Rasûlüyüm” buyurdu. Bunun üzerine içlerinden bir kadın küçük bir çocuğu Peygamber’e doğru kaldırarak, “Bunun için de hac var mı?” diye sordu. Rasûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem), “Evet, ona hac, sana da sevap vardır” buyurdular. (Müslim, Hacc, 409)