وَعَنْ عَائِشَةَ رضي الله عنها قَالَتْ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا عَصَفَتِ الرِّيحُ قَالَ: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَهَا، وَخَيْرَ مَا فِيهَا، وَخَيْرَ مَا أُرْسِلَتْ بِهِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهَا، وَشَرِّ مَا فِيهَا، وَشَرِّ مَا أُرْسِلَتْ بِهِ.
Âişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: “Rüzgâr şiddetlendiği zaman Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dua ederdi: ‘Allahümme innî es'elüke hayrahâ ve hayra mâ fîhâ ve hayra mâ ürsilet bihî, ve eûzü bike min şerrihâ ve şerri mâ fîhâ ve şerri mâ ürsilet bihî = Allahım! Senden bu rüzgârın hayrını, içinde bulunanların hayrını ve kendisiyle gönderilenlerin hayrını isterim. Bu rüzgârın şerrinden, içinde bulunanların şerrinden ve kendisiyle gönderilenlerin şerrinden sana sığınırım.’” (Müslim, İstiska, 15)