Riyazus Salihin

974 numaralı hadis

وعن عَلِيِّ بن رَبيعَة قال: شَهِدتُ عليَّ بن أبي طالبٍ رضي الله عنه أُتِيَ بِدَابَّةٍ لِيَرْكَبَهَا، فَلَمَّا وَضَعَ رِجْلَهُ في الرِّكَابِ قال: بِسْمِ الله، فَلَمَّا اسْتَوَى عَلى ظهْرِها قال: الحَمْدُ لِلَّهِ، ثم قال: ﴿سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا، وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ، وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ﴾، ثُمَّ قَالَ: الحَمْدُ لِلَّهِ، ثَلاثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ قال: الله أَكْبَرُ، ثَلاثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ قالَ: سُبْحَانَكَ إنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي، فإنَّهُ لا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إلاَّ أَنْتَ، ثُمَّ ضَحِكَ، فَقِيلَ: يَا أَمِيرَ المُؤْمِنِينَ، مِنْ أَيِّ شَيْءٍ ضَحِكْتَ؟ قال: رَأَيْتُ النَبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَعَلَ كَما فَعَلْتُ، ثُمَّ ضَحِكَ، فقلتُ: يا رسولَ الله، مِنْ أَيِّ شَيْءٍ ضَحِكْتَ؟ قال: إنَّ رَبَّكَ يَعْجَبُ مِنْ عَبْدِهِ إذا قال: اغْفِرْ لي ذُنوبي، يَعْلَمُ أَنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ غَيْرِي.

Ali İbni Rabia şöyle demiştir: Ali ibni Ebi Talib’i (Allah ondan razı olsun) gördüm. Binmesi için hayvanı getirildiği zaman ayağını üzengiye koyunca “Bismillah” dedi. Hayvanın üzerine yerleşip doğrulunca “Elhamdülillah” dedi ve sonra şöyle dedi: “Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.” Ardından üç defa “Elhamdülillah”, üç defa “Allahü ekber” dedi. Sonra da: “Ey Rabbim! Seni tesbih ederim. Ben kendime zulmettim, beni bağışla; çünkü senden başka günahları bağışlayacak kimse yoktur” dedi ve güldü. Bunun üzerine: “Ey müminlerin emiri, niçin güldün?” dediler. O da şu cevabı verdi: “Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) benim yaptığım gibi yaptığını, sonra da güldüğünü gördüm ve: ‘Ey Allah’ın Resulü, niçin güldün?’ diye sordum. Şöyle buyurdu: ‘Yüce Rabbin, kendisinden başka günahları bağışlayacak kimsenin olmadığını bilerek, ‘Günahlarımı bağışla’ diyen kuluna hayret eder.’” (Ebu Davud, Cihad 74; Tirmizi, Deavat 46)

Riyazus-Salihin 974