Riyazus Salihin

1008 numaralı hadis

وعنِ ابنِ مَسْعودٍ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ لي النَّبِي صلى الله عليه وسلم: اقْرَأْ عَلَيَّ الْقُرْآنَ، فَقُلْتُ: يا رَسُولَ الله، أَقْرَأُ عَلَيْكَ وَعَلَيْكَ أُنْزِلَ؟! قال: إنِّي أُحِبُّ أَنْ أَسْمَعَهُ مِنْ غَيْرِي. فَقَرَأْتُ عَلَيْهِ سُورَةَ النِّسَاءِ حَتَّى جِئْتُ إلى هذه الآية: ﴿فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلَاءِ شَهِيدًا﴾ قال: حَسْبُكَ الآنَ. فَالْتَفَتُّ إلَيْهِ، فَإذَا عَيْنَاهُ تَذْرِفَانِ.

Abdullah ibni Mes’ud (Allah ondan razı olsun) der ki: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bana “Kur’an oku” buyurdu. “Ya Rasûlallah! Kur’an sana indirilmişken ben sana nasıl Kur’an okurum?” dedim. “Ben Kur’an'ı başkasından dinlemeyi çok severim” buyurdular. Bunun üzerine ben de kendilerine Nisa suresinden okudum. “Her ümmetten bir şahit getirip seni de bunlara şahit tuttuğumuz zaman hâlleri nice olur?” (Nisa 4/41) anlamındaki ayete gelince “Şimdilik yeter” buyurdular. Bir de baktım ki iki gözlerinden yaşlar boşanıyordu. (Buhari, Fedailü’l-Kur’an 33; Müslim, Müsafirin 247)

Riyazus-Salihin 1008