Riyazus Salihin

1318 numaralı hadis

وعنْهُ قالَ: غَابَ عَمِّي أنسُ بنُ النَضْرِ رضي الله عنه عن قِتَالِ بَدرٍ، فقالَ: يا رسولَ الله غِبتُ عن أَوَّلِ قِتَالٍ قَاتَلْتَ المُشْرِكِينَ، لَئِنِ الله أَشْهَدَني قِتَالَ المُشرِكِينَ ليُرِيَنَّ الله مَا أَصنَعُ. فَلَمَّا كانَ يَومُ أُحُدٍ انكَشَفَ المُسلِمُونَ، فقالَ: اللَهُمَّ إنّي أَعْتَذِرُ إلَيْكَ مِمَّا صَنَعَ هؤُلاَءِ - يَعْني أَصْحَابَهُ - وَأَبْرَأُ إليْكَ مِمَّا صَنَعَ هؤُلاَءِ، يعني المُشرِكِينَ، ثم تَقَدَّمَ فَاسْتَقْبَلَهُ سعدُ بنُ مُعَاذٍ فقال: يَا سَعدُ بنَ مُعَاذٍ، الجَنَّةَ وَربِّ النَّضْرِ، إنِّي أَجِدُ رِيحَهَا مِنْ دُونِ أُحُدٍ! قالَ سعدٌ: فمَا استطَعتُ يا رَسُولَ الله مَا صَنَعَ! قالَ أنسٌ: فَوَجَدنَا بِهِ بِضعاً وَثَمَانِينَ ضَربةً بالسَّيفِ، أَوْ طَعْنَةً بِرُمْحٍ، أَوْ رَمْيَةً بِسَهمٍ، وَوَجَدْناهُ قد قُتِلَ وَمَثَّلَ بِهِ المُشرِكُونَ، فَمَا عرَفَهُ أَحَدٌ إلاَّ أُختُهُ بِبَنَانِهِ. قال أنسٌ: كُنَّا نُرَى - أَوْ نَظُنُّ - أَنَّ هذِه الآية نَزَلَتْ فِيهِ وَفي أَشْبَاهِهِ: «مِنَ المُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا ما عَاهَدُوا الله عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضَى نَحْبَهُ» إلى آخرها.

Yine Enes (Allah ondan razı olsun)'den nakledilmiştir: Amcam Enes ibni Nadr (Allah ondan razı olsun) Bedir Savaşı'na katılmamıştı. Bu ona çok ağır gelmişti. Bu sebeple, "Ya Rasûlallah, müşriklerle yaptığın ilk savaşta bulunamadım. Eğer Allah beni müşriklerle yapılacak bir savaşta bulundurursa ne yapacağımı Allah görecektir" dedi. Uhud günü gelip Müslümanlar düşman karşısında dağılınca Enes ibni Nadr, arkadaşlarını kastederek, "Ya Rabbi, şu arkadaşlarımın yaptıklarından dolayı senden af dilerim" dedi. Müşrikleri kastederek de, "Bunların yaptıklarından uzak olduğumu sana arz ederim" deyip ilerledi ve Sa'd ibni Muaz'la karşılaştı. "Ey Sa'd ibni Muaz, işte cennet! Nadr'ın Rabbine yemin ederim ki Uhud tarafından onun kokusunu alıyorum" dedi. Sa'd bu olayı anlatırken, "Ya Rasûlallah, ben onun yaptığını yapmaya güç yetiremedim" dedi. Hadisi bize nakleden Enes, amcasıyla ilgili olayı şöyle anlatır: Amcamı şehit edilmiş olarak bulduk. Vücudunda seksenden fazla kılıç, mızrak ve ok yarası vardı. Müşrikler ona müsle yaparak, yani göz, kulak ve diğer uzuvlarını keserek belirsiz bir hâle getirmişlerdi de onu kimse tanıyamadı; sadece kız kardeşi parmak uçlarından tanıyabildi. Enes, "Biz şu ayetin amcam ve onun gibi olan kimseler hakkında inmiş olduğu kanaatindeyiz" dedi: "Müminler içinde öyle kimseler vardır ki Allah'a karşı verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi verdiği sözü yerine getirerek çarpışıp şehit düştü, kimi de sırasını bekliyor. Onlar hiçbir şekilde verdikleri sözden caymadılar." (Ahzâb, 33/23) (Buhârî, Cihad, 12; Müslim, İmâre, 148)

Riyazus-Salihin 1318