Riyazus Salihin

1325 numaralı hadis

وعنْ عَبْدِ الله بنِ أبي أَوْفَى، رضيَ الله عَنْهُمَا، أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم في بَعْضِ أَيَّامِهِ الَّتِي لَقِيَ فِيهَا العَدُوَّ انْتَظَرَ حتى مَالَتِ الشَّمْسُ، ثُمَّ قَامَ في النَّاسِ فقال: أَيُّهَا النَّاسُ، لا تَتَمَنَّوا لِقَاءَ العَدُوِّ، وَسَلُوا الله العَافِيَةَ، فإذا لقِيتُمُوهُم فاصْبِرُوا، وَاعلَمُوا أَنَّ الجَنَّةَ تَحْتَ ظِلالِ السيوفِ. ثم قال: اللَّهُمَّ مُنزِلَ الكِتَابِ وَمُجْرِيَ السَحَابِ، وَهَازِمَ الأحْزَابِ، اهْزِمهُم وَانْصُرنَا عَلَيْهِمْ.

Abdullah ibni Ebu Evfa (Allah Onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) düşmanla karşılaştığı günlerden birinde güneş batıya meyledinceye kadar bekledi. Sonra ashabın arasında kalkıp, "Ey müslümanlar, düşmanla karşılaşmayı arzu etmeyiniz. Allah'tan afiyet dileyiniz. Fakat düşmanla karşılaşınca da sabrediniz. Biliniz ki cennet kılıçların gölgesi altındadır." Sonra şöyle devam ederek; "Ey Kur'an'ı indiren, bulutları gökyüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın edip bozguna uğratan Allahım! Düşmanları perişan et ve onlara karşı bize yardım et" diye dua etti. (Buhari, Cihad, 112; Müslim, Cihad, 20)

Riyazus-Salihin 1325