وعنْ عبدِ الله بنِ عَمرِو بنِ العاصِ، رَضيَ الله عَنْهُمَا، قالَ: قالَ رسُولُ الله صلى الله عليه وسلم: مَا مِنْ غَازِيَةٍ، أَوْ سَرِيَّةٍ تَغْزُو، فَتَغْنَمُ وَتَسْلَمُ، إلاَّ كانُوا قَدْ تَعَجَّلُوا ثُلُثَي أُجورِهِمْ، وَمَا مِنْ غازِيةٍ أَوْ سَرِيَّةٍ تُخفِقُ وَتُصَابُ إلاَّ تَمَّ لَهُمْ أُجُورُهُمْ.
Abdullah ibni Amr ibni As (Allah onlardan razı olsun)'dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Cihada çıkan bir birlik veya seriyye savaşır, ganimet alır ve ölümden kurtulursa, mükâfatlarının üçte ikisini peşin olarak almış olurlar. Bir birlik veya seriyye cihada çıkar, ganimet elde edemez, şehit olur veya yaralanırsa onların mükâfatları ahirette tam olarak verilir." (Müslim, İmâre, 154)