Riyazus Salihin

1406 numaralı hadis

وعَنْ أبي محمدٍ كَعْبِ بنِ عُجرَةَ، رضي الله عنه، قالَ: خَرَجَ عَلَيْنَا النَّبِيُّ ﷺ فقُلْنا: يا رسولَ اللهِ، قَدْ عَلِمْنَا كَيْفَ نُسَلِّمُ عَلَيْكَ، فَكَيْفَ نُصَلِّي عَلَيْكَ؟ قالَ: قُولُوا: اللَّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ، وَعَلى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلى آلِ إبْرَاهِيمَ، إنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ. اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلى مُحَمَّدٍ، وَعَلى آلِ مُحمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلى آلِ إبْرَاهِيمَ، إنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.

Ebû Muhammed Ka'b ibni Ucre (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanımıza gelmişti. Ona: "Yâ Rasûlallah, sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik, fakat sana nasıl salavat getireceğiz?" diye sorduk. O da "Şöyle deyiniz" buyurdu: "Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ âli İbrahim, inneke hamîdün mecîd. Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ âli İbrahim, inneke hamîdün mecîd. Ey Allah'ım, İbrahim'in soyundan gelenlere nasıl rahmet ettinse, Muhammed'e ve onun soyundan gelenlere de rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yücesin. Ey Allah'ım, İbrahim'in soyundan gelenleri mübarek kıldığın gibi Muhammed'i ve onun soyundan gelenleri de mübarek kıl. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yücelerin yücesisin." (Buhârî, Deavât, 32; Müslim, Salât, 66)

Riyazus-Salihin 1406