Riyazus Salihin

1415 numaralı hadis

وعَنْ سَعْدِ بنِ أبي وَقَّاصٍ رضي الله عنه قالَ: جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إلى رَسُولِ الله صلى الله عليه وسلم فقالَ: (عَلِّمني كَلاماً أَقُولُهُ). قالَ: قُل لا إلهَ إلاَّ الله وَحْدَهُ لا شَرِيكَ لَهُ، الله أَكْبَرُ كَبِيراً، وَالحَمْد للهِ كَثِيراً، وسُبْحَانَ الله رَبِّ العَالَمِينَ، وَلا حَوْلَ وَلا قوَّةَ إلاَّ باللهِ العَزِيزِ الحكِيمِ قال: فهؤُلاءِ لِرَبِّي، فَمَا لي؟ قال: قُلْ: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لي، وَارْحَمْني، وَاهْدِني، وَارْزُقْني .

Sa'd ibni Ebu Vakkas (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir bedevi Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'a gelerek, "Bana söyleyeceğim bir dua öğret" dedi. O da şöyle buyurdu: "La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh. Allahu ekber kebiran ve'l-hamdu lillahi kesira ve subhanellahi Rabbi'l-Alemin vela havle vela kuvvete illa billahi'l-azizil hakim = Allah'tan başka gerçek ilah yoktur. Yalnızca O vardır. Onun ortağı da yoktur. Her yönüyle Allah en büyüktür, eksiksiz övgülerin hepsi O'na aittir. Tüm güç ve kuvvetlerin ancak her şeye gücü yeten ve yaptığı her şeyi yerli yerince yapan Allah tarafından verileceğini kabul ederim." Bedevi, "Bunlar Rabbim içindir, kendim için ne söylemeliyim?" deyince Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem), "Allahummağfir li verhamni vehdini verzukni = Allahım, beni bağışla, bana acı, beni dosdoğru yoluna kılavuzla ve bana hayırlı rızık ver de" buyurdular. (Müslim, Zikir, 33).

Riyazus-Salihin 1415