Riyazus Salihin

1443 numaralı hadis

وعن سَعْدِ بنِ أبي وَقَّاصٍ رضي الله عنه، أَنَّهُ دَخَلَ مَعَ رَسُولِ الله صلى الله عليه وسلم عَلى امْرَأَةٍ وَبَيْنَ يَدَيْهَا نَوًى - أَوْ حَصَى - تُسَبِّحُ بِهِ، فقالَ: أُخْبِرُكَ بمَا هُوَ أَيْسرُ عَلَيْكِ مِنْ هَذا - أَوْ أَفْضَلُ - فقالَ: سُبْحَانَ الله عَدَدَ مَا خَلَقَ في السّمَاءِ، وَسُبْحَانَ الله عَدَدَ ما خَلَقَ في الأرْضِ، وَسُبْحَانَ الله عَدَدَ مَا بَيْنَ ذلِكَ، وَسُبْحَانَ الله عَدَدَ ما هُوَ خَالِقٌ، والله أَكْبَر مِثْلَ ذلِكَ، وَالحَمْدُ للهِ مِثْلَ ذلِكَ، وَلا إله إلا الله مِثْلَ ذلِكَ، وَلاَ حَوْلَ وَلا قوَّةَ إلاَّ باللهِ مِثْلَ ذلِكَ.

Sa'd ibni Ebu Vakkas (Allah Ondan razı olsun)'ın aktardığına göre kendisi bir gün Rasûlullah'la beraber önündeki hurma çekirdekleri veya çakıl taşlarıyla tesbih çeken bir kadının yanına girdiler. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) kadına, "Bundan daha kolayını veya daha faziletlisini sana haber vereyim mi?" diye sorduktan sonra şöyle buyurdu: "Subhanellahi adede ma haleka fi's-semai ve subhanellahi adede ma haleka filardi ve subhanellahi adede ma beyne zalike ve subhanellahi adede ma hüve halik = Allah'ı gökyüzündeki yarattıkları sayısınca kendisine yakışmayan sıfatlardan uzak tanırım. Yine ben Allah'ı yeryüzündeki yarattıkları sayısınca kendisine yakışmayan sıfatlardan uzak tanırım. Ve yine ben Allah'ı yerle gök arasındaki yarattıkları sayısınca kendisine yakışmayan sıfatlardan uzak sayarım. Ve yine ben Allah'ı bundan sonra yaratacakları şeyler sayısınca kendisine yakışmayan sıfatlardan uzak kabul ederim de, ayrıca Allahu ekber, Elhamdulillah, la ilahe illallah ve la havle vela kuvvete illa billah zikirlerini de yukarıdaki ilaveleri yaparak söylersin." (Tirmizi, Deavat, 113)

Riyazus-Salihin 1443