وَعَنْ طَارِقِ بْنِ أَشْيَمَ رضي الله عنه قَالَ: كَانَ الرَّجُلُ إِذَا أَسْلَمَ عَلَّمَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الصَّلَاةَ، ثُمَّ أَمَرَهُ أَنْ يَدْعُوَ بِهَؤُلَاءِ الْكَلِمَاتِ: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي، وَارْحَمْنِي، وَاهْدِنِي، وَعَافِنِي، وَارْزُقْنِي. وَفِي رِوَايَةٍ لَهُ عَنْ طَارِقٍ: أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَأَتَاهُ رَجُلٌ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، كَيْفَ أَقُولُ حِينَ أَسْأَلُ رَبِّي؟ قَالَ: قُلْ: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي، وَارْحَمْنِي، وَعَافِنِي، وَارْزُقْنِي، فَإِنَّ هَؤُلَاءِ تَجْمَعُ لَكَ دُنْيَاكَ وَآخِرَتَكَ.
Tarık ibni Eşyem (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Bir kimse Müslüman olduğu vakit Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona namaz kılmayı öğretir, sonra da şöyle dua etmesini tavsiye ederdi: “Allahümmağfir lî verhamnî vehdinî ve âfinî verzuknî = Allahım, beni bağışla, bana merhamet et, doğru yola ilet, bana afiyet ve hayırlı rızık ver.” (Müslim, Zikir, 35) Yine Müslim'in Tarık ibni Eşyem (Allah ondan razı olsun)'den rivayetine göre Tarık (Allah ondan razı olsun), Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i dinlerken bir adam gelerek: “Ya Rasûlallah! Rabbimden bir şey isteyeceğim zaman nasıl dua edeyim?” diye sordu. Rasûl-i Ekrem de şöyle buyurdu: “Allahümmağfir lî verhamnî ve âfinî verzuknî = Allahım, beni bağışla, bana merhamet et, bana afiyet ve hayırlı rızık ver. Bu sözler senin hem dünyan hem de ahiretin için gereken her şeyi içine alır.” (Müslim, Zikir, 36)