Riyazus Salihin

1535 numaralı hadis

وَعَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي سَفَرٍ، أَصَابَ النَّاسَ فِيهِ شِدَّةٌ، فَقَالَ عَبْدُ اللهِ بْنُ أُبَيٍّ لِأَصْحَابِهِ: لَا تُنْفِقُوا عَلَى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللهِ حَتَّى يَنْفَضُّوا، وَقَالَ: لَئِنْ رَجَعْنَا إِلَى المَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الأَعَزُّ مِنْهَا الأَذَلَّ، فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَأَخْبَرْتُهُ بِذَلِكَ، فَأَرْسَلَ إِلَى عَبْدِ اللهِ بْنِ أُبَيٍّ، فَاجْتَهَدَ يَمِينَهُ مَا فَعَلَ، فَقَالُوا: كَذَبَ زَيْدٌ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَوَقَعَ فِي نَفْسِي مِمَّا قَالُوهُ شِدَّةٌ، حَتَّى أَنْزَلَ اللهُ تَعَالَى تَصْدِيقِي: ﴿إِذَا جَاءَكَ المُنَافِقُونَ﴾، ثُمَّ دَعَاهُمُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِيَسْتَغْفِرَ لَهُمْ، فَلَوَّوْا رُؤُوسَهُمْ.

Zeyd ibni Erkam (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'la birlikte Benî Mustalık Gazvesi'ne çıkmıştık. Müslümanlar büyük bir yokluk ve sıkıntı içindeydi. Askerler arasında bulunan münafıkların reisi Abdullah ibni Übeyy yandaşlarına, "Allah'ın elçisi yanındakilere sakın bir şey vermeyin ki onu terk etsinler. Eğer Medine'ye dönersek güçlü olanlar güçsüz olanları oradan mutlaka çıkarıp atacaktır" dedi. Ben de gidip bu olayı Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'a haber verdim. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Abdullah ibni Übey'e haber gönderip çağırttı ve durumu soruşturdu. O da böyle bir söz söylemediğine dair yemin üzerine yemin etti. Bunun üzerine bazıları, "Zeyd, Peygamber'e yalan söylemiştir" dediler. Böyle dediklerinden dolayı son derece bunaldığım bu sırada Allah, Peygamber'ine benim söylediğimi tasdik eder mahiyette Münafıkûn sûresini indirdi. Sonra Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) günahları için istiğfar etmek üzere onları çağırdı, fakat onlar kafa tutup istiğfardan yüz çevirdiler. (Buhârî, Tefsîru Sûreti'l-Münâfikîn, 1; Müslim, Sıfâtü'l-Münâfikîn, 1)

Riyazus-Salihin 1535