وَعَنْ أَبِي عَلِيٍّ سُوَيْدِ بْنِ مُقَرِّنٍ رضي الله عنه، قَالَ: لَقَدْ رَأَيْتُنِي سَابِعَ سَبْعَةٍ مِنْ بَنِي مُقَرِّنٍ، مَا لَنَا خَادِمٌ إِلَّا وَاحِدَةٌ، لَطَمَهَا أَصْغَرُنَا، فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ نُعْتِقَهَا. وَفِي رِوَايَةٍ: «سَابِعَ إِخْوَةٍ لِي».
Ebu Ali Süveyd ibni Mukarrin (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Ben Mukarrin oğullarından yedi kişinin yedincisi idim. Bizim tek bir kölemiz vardı. Bir gün en küçük kardeşimiz onu tokatladı. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bize o köleyi azat edip hürriyetine kavuşturmamızı emretti. (Müslim, Eyman 32-33) Müslim’in diğer bir rivayetinde “kardeşlerimin yedincisi idim” ifadesi bulunmaktadır. (Müslim, Eyman 33)