Riyazus Salihin

1606 numaralı hadis

وَعَنْ أَبِي مَسْعُودٍ الْبَدْرِيِّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: كُنْتُ أَضْرِبُ غُلَامًا لِي بِالسَّوْطِ، فَسَمِعْتُ صَوْتًا مِنْ خَلْفِي: اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ، فَلَمْ أَفْهَمِ الصَّوْتَ مِنَ الْغَضَبِ، فَلَمَّا دَنَا مِنِّي إِذَا هُوَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَإِذَا هُوَ يَقُولُ: اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ، اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ. قَالَ: فَأَلْقَيْتُ السَّوْطَ مِنْ يَدِي، فَقَالَ: اعْلَمْ أَبَا مَسْعُودٍ أَنَّ اللهَ أَقْدَرُ عَلَيْكَ مِنْكَ عَلَى هَذَا الْغُلَامِ. فَقُلْتُ: لَا أَضْرِبُ مَمْلُوكًا بَعْدَهُ أَبَدًا. وَفِي رِوَايَةٍ: فَسَقَطَ مِنْ يَدِي السَّوْطُ مِنْ هَيْبَتِهِ. وَفِي رِوَايَةٍ: فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، هُوَ حُرٌّ لِوَجْهِ اللهِ تَعَالَى، فَقَالَ: أَمَا لَوْ لَمْ تَفْعَلْ، لَلَفَحَتْكَ النَّارُ، أَوْ لَمَسَّتْكَ النَّارُ.

Ebu Mesud el-Bedrî (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: “Kölemi kamçı ile döverken arkamdan, ‘Ey Ebu Mesud, bilesin ki...’ diye bir ses işittim. Öfkemden sesin sahibinin ne söylediğini anlamıyordum. Bana yaklaşınca bir de ne göreyim, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) değil mi? Elimdeki kamçıyı yere attım. Bana hitaben: ‘Ey Ebu Mesud! Bilesin ki Allah sana karşı, senin şu köleye karşı olduğundan daha güçlüdür’ diyordu. Bunun üzerine ben: ‘Bundan sonra asla köle dövmeyeceğim’ dedim. Başka bir rivayette Ebu Mesud (Allah ondan razı olsun): ‘Onun heybetinden elimdeki kamçı yere düştü’ demiştir. Başka bir rivayette Ebu Mesud (Allah ondan razı olsun): ‘Ey Allah’ın Resûlü, bu köleyi Allah için azat ettim’ dedim. Allah’ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Eğer bunu yapmasaydın ateş seni yakardı veya ateş sana dokunurdu’ buyurdu. (Müslim)

Riyazus-Salihin 1606