Riyazus Salihin

1608 numaralı hadis

وَعَنْ هِشَامِ بْنِ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا: أَنَّهُ مَرَّ بِالشَّامِ عَلَى أُنَاسٍ مِنَ الْأَنْبَاطِ، وَقَدْ أُقِيمُوا فِي الشَّمْسِ، وَصُبَّ عَلَى رُؤُوسِهِمُ الزَّيْتُ، فَقَالَ: مَا هَذَا؟ قِيلَ: يُعَذَّبُونَ فِي الْخَرَاجِ. وَفِي رِوَايَةٍ: حُبِسُوا فِي الْجِزْيَةِ. فَقَالَ هِشَامٌ: أَشْهَدُ لَسَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: إِنَّ اللهَ يُعَذِّبُ الَّذِينَ يُعَذِّبُونَ النَّاسَ فِي الدُّنْيَا. فَدَخَلَ عَلَى الْأَمِيرِ، فَحَدَّثَهُ، فَأَمَرَ بِهِمْ فَخُلُّوا.

Hişam ibni Hakîm ibni Hizam (Allah onlardan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre kendisi Şam’da bulunuyorken başlarına yağ dökülerek güneşin altında beklemeye mahkûm edilmiş yabancı çiftçilerle karşılaştı. “Bu ne hâldir?” diye sordu. “Haraç vergisi yüzünden cezalandırılıyorlar” denildi. Bir rivayette, “Cizye vergisi yüzünden hapsedildiler” denildi. Bunun üzerine Hişam: “Şehadet ederim ki Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, ‘İnsanlara dünyada azap edenlere Allah mutlaka azap eder’ buyurduğunu işittim” dedi ve emirin huzuruna çıkıp durumu ona arz etti. O da bunların serbest bırakılmasını emretti. (Müslim, Birr 117)

Riyazus-Salihin 1608