وعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا قَالَ: رَأَى رَسُولُ اللهِ ﷺ حِمَاراً مَوْسُومَ الوجْهِ، فَأَنْكَرَ ذلِكَ! فَقَالَ: واللهِ لا أَسِمُهُ إلا أَقْصَى شَيءٍ مِنَ الوجْهِ، وَأَمَرَ بِحِمَارِهِ، فَكُوِيَ في جَاعِرَتَيْهِ، فهُوَ أوَّلُ مَنْ كَوَى الجَاعِرَتَيْنِ.
İbni Abbas (Allah Onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) yüzü ateşle dağlanmış bir merkep görmüş ve bu durumdan hoşlanmamıştı. Bunun üzerine Abdullah ibni Abbas: “Allah’a yemin ederim ki bundan sonra başkalarının hayvanlarından ayırt etmek için hayvanını işaretlemek gerektiğinde bu işareti onun yüzünden uzak bir yerine vuracağım”, demiş ve merkebin uyluklarına damga vurdurtmuştur. Böylece hayvanların uyluklarına ilk damga vurduran İbni Abbas olmuştur. (Müslim, Libas 108)