Riyazus Salihin

1619 numaralı hadis

وَعَنْهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: إِنَّ أَوَّلَ النَّاسِ يُقْضَى يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَيْهِ، رَجُلٌ اسْتُشْهِدَ، فَأُتِيَ بِهِ، فَعَرَّفَهُ نِعَمَهُ، فَعَرَفَهَا، قَالَ: فَمَا عَمِلْتَ فِيهَا؟ قَالَ: قَاتَلْتُ فِيكَ حَتَّى اسْتُشْهِدْتُ، قَالَ: كَذَبْتَ، وَلَكِنَّكَ قَاتَلْتَ لِأَنْ يُقَالَ: جَرِيءٌ، فَقَدْ قِيلَ، ثُمَّ أُمِرَ بِهِ، فَسُحِبَ عَلَى وَجْهِهِ حَتَّى أُلْقِيَ فِي النَّارِ. وَرَجُلٌ تَعَلَّمَ الْعِلْمَ وَعَلَّمَهُ، وَقَرَأَ الْقُرْآنَ، فَأُتِيَ بِهِ، فَعَرَّفَهُ نِعَمَهُ فَعَرَفَهَا. قَالَ: فَمَا عَمِلْتَ فِيهَا؟ قَالَ: تَعَلَّمْتُ الْعِلْمَ وَعَلَّمْتُهُ، وَقَرَأْتُ فِيكَ الْقُرْآنَ، قَالَ: كَذَبْتَ، وَلَكِنَّكَ تَعَلَّمْتَ لِيُقَالَ: عَالِمٌ، وَقَرَأْتَ الْقُرْآنَ لِيُقَالَ: هُوَ قَارِئٌ، فَقَدْ قِيلَ، ثُمَّ أُمِرَ بِهِ، فَسُحِبَ عَلَى وَجْهِهِ حَتَّى أُلْقِيَ فِي النَّارِ، وَرَجُلٌ وَسَّعَ اللهُ عَلَيْهِ، وَأَعْطَاهُ مِنْ أَصْنَافِ الْمَالِ، فَأُتِيَ بِهِ فَعَرَّفَهُ نِعَمَهُ، فَعَرَفَهَا. قَالَ: فَمَا عَمِلْتَ فِيهَا؟ قَالَ: مَا تَرَكْتُ مِنْ سَبِيلٍ تُحِبُّ أَنْ يُنْفَقَ فِيهَا إِلَّا أَنْفَقْتُ فِيهَا لَكَ. قَالَ: كَذَبْتَ، وَلَكِنَّكَ فَعَلْتَ لِيُقَالَ: هُوَ جَوَادٌ، فَقَدْ قِيلَ، ثُمَّ أُمِرَ بِهِ فَسُحِبَ عَلَى وَجْهِهِ ثُمَّ أُلْقِيَ فِي النَّارِ.

Yine Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun), Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken işittim, demiştir: Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kişi şehit düşmüş kimse olup Allah'ın huzuruna getirilir. Allah da ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve nail olduğu nimetleri itiraf eder. Allah: - Peki bunca nimetlere karşı ne yaptın? buyurur. - Ya Rab, senin yolunda savaştım ve şehit düştüm, deyince: - Hayır, yalan söylüyorsun. Sen cesur desinler diye savaştın. Neticede bu söz de senin hakkında söylenmiştir. Sonra bu kişi verilen emir üzerine yüzüstü sürüklenerek cehenneme atılır. Diğer bir adam ise ilim öğrenip öğretmiş, Kur’an okumuş bir kimse olup o da Allah'ın huzuruna getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri hatırlatır. O da hatırlar ve itiraf eder. Allah: - Peki bu nimetlere karşılık ne yaptın? buyurur. - İlim öğrendim, öğrettim ve senin rızan için Kur’an okudum, cevabını verir. Allah da buyurur ki: - Yalan söyledin. Sen âlim desinler diye ilim öğrendin, ne güzel okuyor desinler diye Kur’an okudun. Zaten bu sözler de senin için söylenmiştir. Sonra emredilir de yüzüstü cehenneme atılır. Daha sonra Allah'ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kimse Allah'ın huzuruna getirilir. Allah verdiği nimetleri ona hatırlatır, o da onları itiraf eder. Bunun üzerine Allah: - Peki ya sen bu nimetlere karşılık neler yaptın? buyurur. - Senin rızanı kazanmak için sevdiğin yollarda harcadım, deyince Allah kendisine: - Yalan söylüyorsun, hâlbuki sen bütün yaptıklarını “ne cömert adam” desinler diye infak ettin. Bu söz de senin hakkında gerçekten söylenmiştir, buyuracak ve arkasından Allah'ın emri üzerine bu kimse de yüzüstü cehenneme atılır. (Müslim, İmâre 152)

Riyazus-Salihin 1619