وَعَنْ عُرْوَةَ بْنِ عَامِرٍ رضي الله عنه قَالَ: ذُكِرَتِ الطِّيَرَةُ عِنْدَ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ: أَحْسَنُهَا الْفَأْلُ، وَلا تَرُدُّ مُسْلِمًا، فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ مَا يَكْرَهُ، فَلْيَقُلْ: اللَّهُمَّ لا يَأْتِي بِالْحَسَنَاتِ إِلَّا أَنْتَ، وَلا يَدْفَعُ السَّيِّئَاتِ إِلَّا أَنْتَ، وَلا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إِلَّا بِكَ.
Urve ibni Amir (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in huzurunda uğursuzluktan bahsedildi. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Bunun en güzeli iyiye yormaktır. Uğursuz sayma işi hiçbir Müslümanı verdiği kararından vazgeçirmesin. Sizden biri hoşa gitmeyen bir şey gördüğünde, ‘Allah'ım, iyilikleri yalnızca sen verirsin, kötülükleri de ancak sen giderirsin. Sensiz hiçbir hareket mümkün olamaz, kuvvet de ancak sendendir’ diye dua etsin.” buyurdular.