Riyazus Salihin

1688 numaralı hadis

وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قَالَتْ: وَاعَدَ رَسُولَ اللهِ ﷺ جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلَامُ فِي سَاعَةٍ أَنْ يَأْتِيَهُ، فَجَاءَتْ تِلْكَ السَّاعَةُ وَلَمْ يَأْتِهِ! قَالَتْ: وَكَانَ بِيَدِهِ عَصًا، فَطَرَحَهَا مِنْ يَدِهِ وَهُوَ يَقُولُ: مَا يُخْلِفُ اللهُ وَعْدَهُ وَلَا رُسُلُهُ. ثُمَّ الْتَفَتَ، فَإِذَا جِرْوُ كَلْبٍ تَحْتَ سَرِيرِهِ. فَقَالَ: مَتَى دَخَلَ هَذَا الْكَلْبُ؟ فَقُلْتُ: وَاللهِ مَا دَرَيْتُ بِهِ، فَأَمَرَ بِهِ فَأُخْرِجَ، فَجَاءَهُ جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ: وَعَدْتَنِي، فَجَلَسْتُ لَكَ وَلَمْ تَأْتِنِي. فَقَالَ: مَنَعَنِي الْكَلْبُ الَّذِي كَانَ فِي بَيْتِكَ، إِنَّا لَا نَدْخُلُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلَا صُورَةٌ.

Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Cebrail (aleyhisselam), Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'a belli bir saatte geleceğini vadetmişti. Vakit gelmesine rağmen Cebrail gelmemişti. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) elinde bulunan sopayı yere atarak: “Allah ve elçileri verdikleri sözden dönmezler” dedi. Sonra etrafa göz gezdirince bir de ne görsün, sedirin altında bir köpek yavrusu. Bunun üzerine, “Bu köpek yavrusu buraya ne zaman girdi?” diye sordu. Ben de, “Allah'a yemin ederim ki bilmiyorum” dedim. Emir verdi, köpek yavrusu evden çıkarıldı. Cebrail (aleyhisselam) da hemen yanına çıkageldi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem), “Bana söz verdin, ben de oturup seni bekledim ama gelmedin” deyince Cebrail, “Evinde bulunan köpek gelmeme engel oldu. Biz melekler, içinde köpek ve resim bulunan eve girmeyiz” cevabını verdi. (Müslim, Libas, 81)

Riyazus-Salihin 1688