وَعَنْ أَبِي الْهَيَّاجِ حَيَّانَ بْنِ حُصَيْنٍ قَالَ: قَالَ لِي عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ: أَلَا أَبْعَثُكَ عَلَى مَا بَعَثَنِي عَلَيْهِ رَسُولُ اللهِ ﷺ: أَنْ لَا تَدَعَ صُورَةً إِلَّا طَمَسْتَهَا، وَلَا قَبْرًا مُشْرِفًا إِلَّا سَوَّيْتَهُ.
Ebu'l-Heyyac Hayyan ibni Husayn şöyle demiştir: Ali ibni Ebu Talib bana bir gün şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'ın beni memur ettiği bir işi yapmakla seni görevlendireyim mi? “Nerede canlı sureti görürsen onu tanınmaz hâle getir, tahrip edip yok et. Yükseltilmiş kabirleri de yerle bir et.” (Müslim, Cenaiz, 93)