وَعَنْهُ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: لا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَحْسِرَ الْفُرَاتُ عَنْ جَبَلٍ مِنْ ذَهَبٍ يُقْتَتَلُ عَلَيْهِ، فَيُقْتَلُ مِنْ كُلِّ مِائَةٍ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ، فَيَقُولُ كُلُّ رَجُلٍ مِنْهُمْ: لَعَلِّي أَنْ أَكُونَ أَنَا أَنْجُو. وَفِي رِوَايَةٍ: يُوشِكُ أَنْ يَحْسِرَ الْفُرَاتُ عَنْ كَنْزٍ مِنْ ذَهَبٍ، فَمَنْ حَضَرَهُ فَلَا يَأْخُذْ مِنْهُ شَيْئًا.
Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Fırat nehrinin suyu çekilip altından bir altın dağı çıkmadıkça ve bu hazine üzerinde savaş kopup her yüz kişiden doksan dokuzu ölmedikçe ve her bir kimse ‘Belki kurtulan ben olurum’ demedikçe kıyamet kopmaz.” (Buhari, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 29) Diğer bir rivayet ise şöyledir: “Pek yakında Fırat nehrinin suyu çekilerek aktığı yatakta bir altın hazinesi ortaya çıkacaktır. O günü gören kimse o hazineden kesinlikle bir şey almasın.” (Buhari, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 29)