Riyazus Salihin

1833 numaralı hadis

وعَنْ جَابرٍ رضي الله عنه قَالَ: كانَ جِذْعٌ يَقُومُ إلَيْهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، يَعْني في الخُطْبَةِ. فَلَمَّا وُضِعَ المِنْبَرُ، سَمِعْنَا لِلْجِذْعِ مِثْلَ صَوْتِ الْعِشَارِ حَتَّى نَزَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، فَوَضَعَ يَدَهُ عَلَيْهِ فَسَكَنَ. وفي روايةٍ: فَلَمَّا كَانَ يَوْمُ الجُمُعَةِ قَعَدَ النَبِيُّ صلى الله عليه وسلم على المِنْبَرِ، فَصَاحَتِ النَّخْلَةُ الَّتي كانَ يَخْطُبُ عِنْدَهَا حَتَّى كَادَتْ أَنْ تَنْشَقَّ. وفي روايةٍ: فَصَاحَتْ صِيَاحَ الصَّبيِّ، فَنَزَلَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم، حَتَّى أخَذَهَا فَضَمَّهَا إلَيْهِ، فَجَعَلَتْ تَئِنُّ أَنِينَ الصَبيِّ الَّذِي يُسَكَّتُ حَتَّى اسْتَقَرَّتْ، قالَ: بَكَتْ عَلى مَا كَانَتْ تَسمَعُ مِنَ الذِّكْرِ.

Câbir (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in hutbe okurken dayandığı bir kütük vardı. Daha sonra minber yapılıp Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) hutbesini orada okumaya başlayınca, bu kütükten gebe develerin iniltisi gibi sesler çıktığını duyduk. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) minberden indi, elini kütüğün üzerine koyunca sesi kesildi. Başka bir rivayette: Cuma günü Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) hutbe okumak için minbere çıkıp oturduğu sırada, minberin yanındaki hurma ağacından yapılmış kütük, ikiye bölünürcesine bağırıp ağladı. Başka bir rivayette: Bir çocuğun haykırışı gibi haykırdı. Bunun üzerine Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) minberden indi, kütüğü kendisine yasladı. Kütük, susturulmaya çalışılan bir çocuğun ağlayışı gibi inlemeye başlayıp bir süre sonra sustu. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem): “Kütük, işitmekte olduğu zikirden mahrum kaldığı için ağladı” diye buyurdu. (Buhârî, Menâkıb, 25)

Riyazus-Salihin 1833