وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ: ثَلَاثَةٌ لَا يُكَلِّمُهُمُ اللهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَا يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ: رَجُلٌ عَلَى فَضْلِ مَاءٍ بِالْفَلَاةِ يَمْنَعُهُ مِنِ ابْنِ السَّبِيلِ، وَرَجُلٌ بَايَعَ رَجُلًا بِسِلْعَةٍ بَعْدَ الْعَصْرِ، فَحَلَفَ بِاللهِ لَأَخَذَهَا بِكَذَا وَكَذَا، فَصَدَّقَهُ وَهُوَ عَلَى غَيْرِ ذَلِكَ، وَرَجُلٌ بَايَعَ إِمَامًا لَا يُبَايِعُهُ إِلَّا لِدُنْيَا، فَإِنْ أَعْطَاهُ مِنْهَا وَفَى، وَإِنْ لَمْ يُعْطِهِ مِنْهَا لَمْ يَفِ.
Yine Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah kıyamet gününde üç kişiyle konuşmaz, yüzlerine bakmaz, kendilerini temize çıkarmaz; onlar için acıklı bir azap vardır. Biri, susuz bir yerde ihtiyaçtan fazla suyu olup da oradan gelip geçen yolculardan esirgeyen kimsedir. Diğeri, ticaret malını ikindiden sonra pazara sürüp falan fiyata aldığına dair yalan yere yemin ederek, gerçek öyle olmadığı hâlde müşteriyi kendisine inandıran kimsedir. Öteki de devlet başkanına sırf dünya menfaatinden dolayı biat eden, yani siyasi otoritesini kabul edip elini tutan; dünyalık verildiğinde sözünde duran, verilmediğinde sözünden cayan kimsedir.”