Riyazus Salihin

1838 numaralı hadis

وَعَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ: بَيْنَ النَّفْخَتَيْنِ أَرْبَعُونَ. قَالُوا: يَا أَبَا هُرَيْرَةَ، أَرْبَعُونَ يَوْمًا؟ قَالَ: أَبَيْتُ. قَالُوا: أَرْبَعُونَ سَنَةً؟ قَالَ: أَبَيْتُ. قَالُوا: أَرْبَعُونَ شَهْرًا؟ قَالَ: أَبَيْتُ، وَيَبْلَى كُلُّ شَيْءٍ مِنَ الْإِنْسَانِ إِلَّا عَجْبَ ذَنَبِهِ، فِيهِ يُرَكَّبُ الْخَلْقُ، ثُمَّ يُنْزِلُ اللهُ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً، فَيَنْبُتُونَ كَمَا يَنْبُتُ الْبَقْلُ.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sur'a iki üfleme arasında kırk vardır.” Ashab: - Ya Eba Hureyre, kırk gün mü? diye sordular. - Bunu söyleyemem, dedi. Sahabiler: - Kırk sene mi? diye sordular. - Bir şey diyemem, dedi. - Kırk ay mı? diye sordular. - Yine cevap vermekten çekinirim, dedi. Sonra sözüne şöyle devam etti: “Kuyruk sokumu kemiği (acbü'z-zeneb) dışında insanın bütün bedeni çürüyüp yok olur. Tekrar yaratılış bu kemikten meydana gelir. Sonra Allah gökyüzünden bir hayat yağmuru indirir de bütün insanlar, tohumların yerden bitmesi gibi yerden çıkarlar.”

Riyazus-Salihin 1838