وَعَنْهَا قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ الله ﷺ: مَنْ أَحَبَّ لِقَاءَ الله أَحَبَّ الله لِقَاءَهُ، وَمَنْ كَرِهَ لِقَاءَ الله كَرِهَ الله لِقَاءَهُ. فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ الله، أَكَرَاهِيَةُ الْمَوْتِ؟ فَكُلُّنَا نَكْرَهُ الْمَوْتَ. قَالَ: لَيْسَ كَذَلِكَ، وَلَكِنَّ الْمُؤْمِنَ إِذَا بُشِّرَ بِرَحْمَةِ الله وَرِضْوَانِهِ وَجَنَّتِهِ أَحَبَّ لِقَاءَ الله، فَأَحَبَّ الله لِقَاءَهُ. وَإِنَّ الْكَافِرَ إِذَا بُشِّرَ بِعَذَابِ الله وَسَخَطِهِ كَرِهَ لِقَاءَ الله، وَكَرِهَ الله لِقَاءَهُ.
Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah’a kavuşmayı ister ve severse Allah da onunla buluşmaktan hoşnut olur. Kim Allah’a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmayı arzu etmez.” Bunun üzerine ben: “Ya Rasulallah, ölümü sevmediği için mi kavuşmak istemez? Zaten hepimiz de ölümden hoşlanmayız” dedim. “Hayır, öyle değil. Mü’min Allah’ın rahmeti, rızası ve cenneti ile müjdelenince Allah’a kavuşmak ister. Allah da ona kavuşmayı arzu eder. Kâfir ise Allah’ın azabı ve gazabı haber verilince Allah’a kavuşmaktan hoşlanmaz. Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz.” (Müslim, Zikir, 14)