حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَمْزَةَ ـ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ ـ قَالَتِ الأَنْصَارُ إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ أَتْبَاعًا، وَإِنَّا قَدِ اتَّبَعْنَاكَ، فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَ أَتْبَاعَنَا مِنَّا. قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ اجْعَلْ أَتْبَاعَهُمْ مِنْهُمْ ". قَالَ عَمْرٌو فَذَكَرْتُهُ لاِبْنِ أَبِي لَيْلَى. قَالَ قَدْ زَعَمَ ذَاكَ زَيْدٌ. قَالَ شُعْبَةُ أَظُنُّهُ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ.
Amr b. Murre dedi ki: Ensardan bir adam olan Ebu Hamza'yı şöyle derken dinledim: "Ensar: Şüphesiz her bir kavme tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olanları bizden kılması için Allah'a dua et, dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım, onlara tabi olanları kendilerinden kıl, diye dua etti." Amr dedi ki: Ben bunu İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O: "Zeyd de böyle demiştir" dedi. Şu'be: "Zannederim onun kastettiği Zeyd b. Erkam'dır" dedi.