Riyazus Salihin

1867 numaralı hadis

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه، أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: قَالَ رَجُلٌ: لأَتَصَدَّقَنَّ بِصَدَقَةٍ، فَخَرَجَ بِصَدَقَتِهِ، فَوَضَعَهَا فِي يَدِ سَارِقٍ، فَأَصْبَحُوا يَتَحَدَّثُونَ: تُصُدِّقَ عَلَى سَارِقٍ! فَقَالَ: اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ، لأَتَصَدَّقَنَّ بِصَدَقَةٍ، فَخَرَجَ بِصَدَقَتِهِ، فَوَضَعَهَا فِي يَدِ زَانِيَةٍ، فَأَصْبَحُوا يَتَحَدَّثُونَ: تُصُدِّقَ اللَّيْلَةَ عَلَى زَانِيَةٍ! فَقَالَ: اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَى زَانِيَةٍ! لأَتَصَدَّقَنَّ بِصَدَقَةٍ، فَخَرَجَ بِصَدَقَتِهِ، فَوَضَعَهَا فِي يَدِ غَنِيٍّ، فَأَصْبَحُوا يَتَحَدَّثُونَ: تُصُدِّقَ عَلَى غَنِيٍّ! فَقَالَ: اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَى سَارِقٍ، وَعَلَى زَانِيَةٍ، وَعَلَى غَنِيٍّ! فَأُتِيَ فَقِيلَ لَهُ: أَمَّا صَدَقَتُكَ عَلَى سَارِقٍ، فَلَعَلَّهُ أَنْ يَسْتَعِفَّ عَنْ سَرِقَتِهِ، وَأَمَّا الزَّانِيَةُ فَلَعَلَّهَا أَنْ تَسْتَعِفَّ عَنْ زِنَاهَا، وَأَمَّا الْغَنِيُّ فَلَعَلَّهُ أَنْ يَعْتَبِرَ، فَيُنْفِقَ مِمَّا آتَاهُ اللهُ.

Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)’den rivayete göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Geçmiş zamanlarda bir adam, mutlaka bir sadaka vereceğim, dedi. Geceleyin evinden çıkıp sadakasını bilmeyerek bir hırsızın eline koymuştu. Sabah olunca insanlar, vay, filan hırsıza sadaka verilmiş, diye söylenirler. Sadakayı veren kimse: - Allah’ım, sana hamdolsun. Ben bir sadaka daha vereceğim. Yine gece evinden çıktı, bilmeyerek sadakasını bir fahişenin eline tutuşturdu. Sabahleyin herkes, vay, bu gece de bir fahişeye sadaka verilmiş, olacak şey değil, diye söylenirler. Sadakayı veren kimse, Allah’ım, bir fahişeye sadaka verdiğim için sana hamdolsun, der. Mutlaka bir sadaka daha vereceğim, diyerek geceleyin evinden çıkar, o gün de sadakasını bir zenginin avucuna bırakır. Ertesi gün, bu ne iştir, zengine bile sadaka verilmeye başlandı, diyerek söylenirler. Sadaka veren kimse de: - Allah’ım, hırsıza, fahişeye ve zengine sadaka verdiğim için sana hamdolsun, dedi. Uykusunda o kimseye şöyle denildi: Hırsıza verdiğin sadaka belki onu yaptığı hırsızlıktan utandırıp vazgeçirmiştir. Fahişe olan, yaptıklarından vazgeçip iffetli bir kadın olacaktır. Zengin de belki bundan ibret alıp Allah’ın kendisine verdiği mallardan muhtaçlara verecektir. (Buhari, Zekât, 14; Müslim, Zekât, 78)

Riyazus-Salihin 1867