Riyazus Salihin

1885 numaralı hadis

وَعَنِ المُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ رضي الله عنه، عَنْ رَسُولِ الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: سَأَلَ مُوسَى عليه السلام رَبَّهُ: مَا أَدْنَى أَهْلِ الْجَنَّةِ مَنْزِلَةً؟ قَالَ: هُوَ رَجُلٌ يَجِيءُ بَعْدَ مَا أُدْخِلَ أَهْلُ الْجَنَّةِ الْجَنَّةَ، فَيُقَالُ لَهُ: ادْخُلِ الْجَنَّةَ. فَيَقُولُ: أَيْ رَبِّ، كَيْفَ وَقَدْ نَزَلَ النَّاسُ مَنَازِلَهُمْ، وَأَخَذُوا أَخَذَاتِهِمْ؟ فَيُقَالُ لَهُ: أَتَرْضَى أَنْ يَكُونَ لَكَ مِثْلُ مُلْكِ مَلِكٍ مِنْ مُلُوكِ الدُّنْيَا؟ فَيَقُولُ: رَضِيتُ رَبِّ، فَيَقُولُ: لَكَ ذَلِكَ وَمِثْلُهُ وَمِثْلُهُ وَمِثْلُهُ وَمِثْلُهُ، فَيَقُولُ فِي الْخَامِسَةِ: رَضِيتُ رَبِّ، فَيَقُولُ: هَذَا لَكَ وَعَشَرَةُ أَمْثَالِهِ، وَلَكَ مَا اشْتَهَتْ نَفْسُكَ، وَلَذَّتْ عَيْنُكَ، فَيَقُولُ: رَضِيتُ رَبِّ. قَالَ: رَبِّ، فَأَعْلَاهُمْ مَنْزِلَةً؟ قَالَ: أُولَئِكَ الَّذِينَ أَرَدْتُ، غَرَسْتُ كَرَامَتَهُمْ بِيَدِي، وَخَتَمْتُ عَلَيْهَا، فَلَمْ تَرَ عَيْنٌ، وَلَمْ تَسْمَعْ أُذُنٌ، وَلَمْ يَخْطُرْ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ.

Muğire ibni Şu’be (Allah ondan razı olsun)’dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Musa (a.s.) Rabbine cennetliklerin en aşağı makamı nasıldır diye sordu. Allah da şöyle buyurdu: Bütün cennetlikler cennete yerleştirildikten sonra bir adam gelecek ve kendisine, ‘Gir cennete’ denilince, ‘Ya Rabbi, nasıl gireyim? Herkes yerini tuttu, alacağını aldı’ diyecek. Bu kimseye denilir ki: ‘Dünya padişahlarından bir padişahın mülkü kadar bir mülk verilirse razı olur musun?’ O da, ‘Razıyım ya Rabbi’ der. Bunun üzerine Allah ona, ‘İşte böyle bir mülk senindir, bir o kadar daha, bir o kadar daha, bir o kadar daha ve bir o kadar daha’ der. Beşincisinde o adam, ‘Razı oldum ya Rabbi’ der. Allah da ona, ‘İşte bu kadar şey hep senindir ve on katı da senindir; bir de neyi arzu ediyorsan, gözün neden hoşlanıyorsa hepsi de senindir’ buyurunca o adam, ‘Razı oldum ya Rabbi’ diyecek. Daha sonra Musa (a.s.), ‘Ya Rabbi, cennetliklerin en üstün derecesi nedir?’ diye sordu. Allah da şöyle buyurdu: ‘Onlar has seçtiğim kullardır. Onların fidanlarını ikram olsun diye elimle ben dikip mühürledim. Onlara hazırladığım nimetleri ne bir göz görmüş, ne de bir kulak duymuş, ne de bir kimsenin hatır ve hayalinden geçmiştir.’” (Müslim, İman, 312)

Riyazus-Salihin 1885