Riyazus Salihin

1893 numaralı hadis

وَعَنْهُ رضي الله عنه قَالَ: شَهِدْتُ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَجْلِسًا وَصَفَ فِيهِ الْجَنَّةَ حَتَّى انْتَهَى، ثُمَّ قَالَ فِي آخِرِ حَدِيثِهِ: فِيهَا مَا لَا عَيْنٌ رَأَتْ، وَلَا أُذُنٌ سَمِعَتْ، وَلَا خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ. ثُمَّ قَرَأَ: ﴿تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ ۝ فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا أُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ﴾

Sehl ibni Sa’d (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gün Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) cennetten bahsettiği bir sohbetinde bulunmuştum. Sözünün sonunda şöyle buyurdu: “Orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, hiçbir kimsenin hatırından bile geçirmediği nimetler vardır.” Sonra şu âyeti okudu: “Onlar yataklarından geceleri kalkarak, korku ve ümit içinde Rablerine yalvaranlardır ve kendilerine geçinmeleri için verdiğimiz rızıktan Allah yolunda başkalarına harcayanlardır. Böyle davranan mü’minlere, yaptıklarından dolayı mükâfat olarak, öteki dünyada onlara şimdiye kadar gizli kalan, göz aydınlığı olarak nelerin saklandığını kimse bilip hayal edemez.” (Secde sûresi, 32/16-17)

Riyazus-Salihin 1893