حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ ذُكِرَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو فَقَالَ ذَاكَ رَجُلٌ لاَ أَزَالُ أُحِبُّهُ، سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " خُذُوا الْقُرْآنَ مِنْ أَرْبَعَةٍ مِنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ ـ فَبَدَأَ بِهِ ـ وَسَالِمٍ مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ، وَمُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، وَأُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ ".
Mesruk dedi ki: "Abdullah b. Amr'ın yanında Abdullah b. Mes'ud'un sözü edilince şöyle dedi: Bu, hâlâ sevdiğim bir adamdır. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Kur'an'ı dört kişiden öğreniniz: Abdullah b. Mes'ud'dan, diyerek önce onu zikretti, Ebu Huzeyfe'nin mevlası Salim'den, Muaz b. Cebel'den ve Ubey b. Ka'b'dan."