حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا مَهْدِيٌّ، قَالَ غَيْلاَنُ بْنُ جَرِيرٍ كُنَّا نَأْتِي أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ فَيُحَدِّثُنَا عَنِ الأَنْصَارِ، وَكَانَ يَقُولُ لِي فَعَلَ قَوْمُكَ كَذَا وَكَذَا يَوْمَ كَذَا وَكَذَا، وَفَعَلَ قَوْمُكَ كَذَا وَكَذَا يَوْمَ كَذَا وَكَذَا.
Ğaylan b. Cerir'den rivayete göre: "Biz Enes b. Malik'in yanına giderdik, o da bize Ensara dair hadisler anlatırdı. Bana, 'Senin kavmin filan filan günü şunu şunu yaptı. Senin kavmin de şu şu günü şunları şunları yaptı,' derdi."