حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَا أَغْنَيْتَ عَنْ عَمِّكَ فَإِنَّهُ كَانَ يَحُوطُكَ وَيَغْضَبُ لَكَ. قَالَ " هُوَ فِي ضَحْضَاحٍ مِنْ نَارٍ، وَلَوْلاَ أَنَا لَكَانَ فِي الدَّرَكِ الأَسْفَلِ مِنَ النَّارِ ".
Abbas b. Abdulmuttalib r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dedi ki: "Senin amcana faydan ne oldu? O seni himaye ediyor, senin için kızıp öfkeleniyordu." Allah Resulü şöyle buyurdu: "O, topuklarına kadar varan bir ateştedir. Ben olmasaydım şüphesiz ateşin en aşağı basamağında olacaktı."