Ebû Mes'ûd el-Bedrî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz Sa'd İbnu Ubâde'nin meclisinde otururken Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanımıza geldi. Kendisine Beşîr İbnu Sa'd: 'Ey Allah'ın Resûlü! Bize Allah Teâlâ Hazretleri, sana salât okumamızı emretti. Sana nasıl salât okuyabiliriz?' diye sordu. Efendimiz şu cevabı verdi: 'Şöyle söyleyin: Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârekte alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. (Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in âline rahmet kıl, tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi. Muhammed'i ve Muhammed'in âlini mübarek kıl, tıpkı İbrahim'in âlini mübarek kıldığın gibi.)' Resûlullah ilâveten şunu söyledi: 'Selâm da bildiğiniz gibi olacak.'" Tirmizî dışındaki Kütüb-i Sitte kitaplarında, Ebû Humeyd es-Sâidî'den (radıyallâhu anh) gelen bir rivayet şöyle: "Ashab sordu: 'Ey Allah'ın Resûlü! Sana nasıl salât okuyalım?' Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): 'Şöyle söyleyin' dedi: 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihi ve zürriyyetihi kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihi ve zürriyyetihi kemâ bârekte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. (Allah'ım! Muhammed'e, zevcelerine ve zürriyetine rahmet kıl, tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi. Muhammed'i, zevcelerini ve zürriyetini mübarek kıl, tıpkı İbrahim'i mübarek kıldığın gibi. Sen övülmeye lâyıksın, şerefi yücesin.)'" Kâ'b İbnu Ucre'den gelen bir rivayet de şöyle: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanımıza gelmişti. 'Ey Allah'ın Resûlü' dedik, 'sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik. Ama sana nasıl salât okuyacağız, bilmiyoruz?' 'Şöyle söyleyin' dedi: 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârekte alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.'"
Kütüb-i Sitte