HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

HZ. PEYGAMBER'E SALAVÂT

4 hadis

Ebû Mes'ûd el-Bedrî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz Sa'd İbnu Ubâde'nin meclisinde otururken Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanımıza geldi. Kendisine Beşîr İbnu Sa'd: 'Ey Allah'ın Resûlü! Bize Allah Teâlâ Hazretleri, sana salât okumamızı emretti. Sana nasıl salât okuyabiliriz?' diye sordu. Efendimiz şu cevabı verdi: 'Şöyle söyleyin: Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârekte alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. (Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in âline rahmet kıl, tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi. Muhammed'i ve Muhammed'in âlini mübarek kıl, tıpkı İbrahim'in âlini mübarek kıldığın gibi.)' Resûlullah ilâveten şunu söyledi: 'Selâm da bildiğiniz gibi olacak.'" Tirmizî dışındaki Kütüb-i Sitte kitaplarında, Ebû Humeyd es-Sâidî'den (radıyallâhu anh) gelen bir rivayet şöyle: "Ashab sordu: 'Ey Allah'ın Resûlü! Sana nasıl salât okuyalım?' Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): 'Şöyle söyleyin' dedi: 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihi ve zürriyyetihi kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihi ve zürriyyetihi kemâ bârekte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. (Allah'ım! Muhammed'e, zevcelerine ve zürriyetine rahmet kıl, tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi. Muhammed'i, zevcelerini ve zürriyetini mübarek kıl, tıpkı İbrahim'i mübarek kıldığın gibi. Sen övülmeye lâyıksın, şerefi yücesin.)'" Kâ'b İbnu Ucre'den gelen bir rivayet de şöyle: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanımıza gelmişti. 'Ey Allah'ın Resûlü' dedik, 'sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik. Ama sana nasıl salât okuyacağız, bilmiyoruz?' 'Şöyle söyleyin' dedi: 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârekte alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.'"

Kütüb-i Sitte 1870, Buhâri, Daavât 33: Müslim, Salât 66, (406); Ebü Dâvud, Salât 183, (976);Nesâi, Sehv 51, (3, 47); Tirmizi Vitr,20, (483).

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Kim bana bir kere salât okursa Allah da ona on salât okur, on günahını affeder ve mertebesini on derece yükseltir.'" Yine Nesâî'de Ebû Talha'dan (radıyallâhu anh) gelen bir rivayet şöyle: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), yüzünde bir sevinç olduğu hâlde geldi. Kendisine: 'Yüzünüzde bir sevinç görüyoruz!' dedik. 'Bana melek geldi ve şu müjdeyi verdi: Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: Sana salavat okuyan herkese benim on rahmette bulunmam, selâm okuyan herkese de benim on selâm okumam sana ikram olarak yetmez mi?'"

Kütüb-i Sitte 1871, Nesâi, Sehv 55, (3, 50).

İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavât okuyandır." Tirmizi, Salât 357, (484). Yine Tirmizi'de Hz. Ali (radıyallâhu anh)'den kaydedilen bir rivâyette şöyle denir: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Gerçek cimri, yanında zikrim geçtiği hâlde bana salavât okumayandır."

Kütüb-i Sitte 1872, Tirmizi, Daavât 110, (3540).

Hz. İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Yeryüzünde Allah'ın seyyâh melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (ânında) bana tebliğ ederler."

Kütüb-i Sitte 1873, Nesâi, Sehv 46. (3, 43).