HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

KURBANIN KEMİYETİ VE MİKTARI

13 hadis

عن جابر رضي الله عنه قال: كنا نتمتع مع رسول الله صلى الله عليه وسلم بالعمرة، فنذبح البقرة عن سبعة نشترك فيها، والبدنة عن سبعة.

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte (Hudeybiye senesi) umrede temettu yaptık. O zaman yedi kişi adına bir sığır keserek iştirak ettik. Keza deve de yedi kişi adına kesilmişti."

Kütüb-i Sitte 1446, Müslim, Hacc 355, (1318); Muvatta, Dahâyâ 9, (2, 486); Timizî, Hacc 66, (904); Ebu Dâvud, Dahâya 7, (2807); Nesâî, Dahâyâ 16, (7, 222).

عن ابن عباس رضي الله عنهما قال: كنا مع النبي صلى الله عليه وسلم في سفر، فحضر الأضحى، فاشتركنا في البقرة سبعة، وفي الجزور عشرة.

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bir seferde iken Kurban Bayramı geldi. Kurban için, sığırda yedi kişi, devede on kişi ortak olduk."

Kütüb-i Sitte 1447, Tirmizî, Hacc 66, (905); Nesâî, Dahâya (7, 222).

وعن حجية بن عدي قال: قال علي رضي الله عنه: البقرة عن سبعة. قيل: فإن ولدت؟ قال: اذبح ولدها معها. قيل: فالعرجاء؟ قال: إذا بلغت المنسك. قيل: فمكسورة القرن؟ قال: لا بأس. أمرنا أن نستشرف العينين والأذنين.

Huceyye İbnu Adiyy anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh), 'Sığır yedi kişi adına kesilir' demişti. Kendisine: 'Ya doğurmuşsa?' diye soruldu. 'Öyleyse yavrusunu da beraber kes!' buyurdu. Kendisine: 'Ya topalsa?' diye soruldu. 'Kesim yerine ulaşabildiyse tamam' dedi. 'Ya boynuzu kırıksa?' dendi. 'Zarar etmez. Biz göz ve kulaklarının sağlamlığını kontrol etmekle emrolunduk!' diye cevap verdi."

Kütüb-i Sitte 1448, Tirmizî, Edâhî 9, (1503).

وعن نافع قال: كان ابن عمر رضي الله عنهما يقول في الضحايا: البدن الثني فما فوقه. والثني من ذوات الظلف والحافر: ما دخل في السنة الثالثة، ومن ذوات الخف: ما دخل في السنة السادسة.

Nâfi' (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) kurbanlıkların: 'Tırnaklılar (yani sığırlar) hakkında üçüncü senesine girmiş veya geçmiş, etli ayaklılar (develer) hakkında da altıncı yaşına girmiş veya geçmiş olmasını' şart koşardı."

Kütüb-i Sitte 1449, Muvatta,Hacc 147, (1, 380).

عن عطاء بن يسار قال: سألت أبا أيوب الأنصاري: كيف كانت الضحايا على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم؟ فقال: كان الرجل يضحي بالشاة عنه وعن أهل بيته، فيأكلون ويطعمون، حتى تباهى الناس، فصارت كما ترى.

Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bizden biri, kendisi ve ailesi halkı için tek bir koyun kurban eder, etinden hem yerler hem de başkalarına yedirirlerdi. Sonra insanlar övünmeye başladılar ve kurbanlar bir övünme vasıtası oldu."

Kütüb-i Sitte 1450, Muvatta, Dahâya 10, (2, 486); Tirmizî, Dahâya 10, (1505); İbnu Mâce, Dâhâya 10, (3147).

عن ابن شهاب أنه قال: ما نحر رسول الله صلى الله عليه وسلم عنه وعن أهل بيته إلا بدنة واحدة أو بقرة واحدة.

İbnu Şihab (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Veda haccı sırasında kendisi ve aile halkı için sadece bir deve veya bir sığır kesmiştir."

Kütüb-i Sitte 1451, Muvatta, Dâhâya 11, (2, 486).

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: "Sığır, sadece bir kimse için kesilir, koyun da bir kimse için kesilir, deve de bir kimse adına kesilir." (Keza İbnu Ömer) derdi ki: "İbadet için kesilen hayvana cemaat iştirak edemez. İştirak olsa olsa aynı aile halkı arasında olur."

Kütüb-i Sitte 1452, Rezîn ilâve etmiştir.

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ayakta olduğu halde yedi deveyi kendi eliyle kesti. Medine'de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban etti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) keserken tekbir getiriyor, besmele çekiyor ve ayağını hayvanların boyunlarının üzerine koyuyordu."

Kütüb-i Sitte 1453, Ebu Dâvud, Edâhî 4, (2793, 2794); Nesâî, Dahâyâ 28-31, (7, 219-230); İbnu Mâce, Edâhi 1, (3120).

Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) boynuzlu erkek bir koçu kurban etti. Koç siyahın içinde bakar, siyahın içinde yürür, siyahın içinde yerdi."

Kütüb-i Sitte 1454, Tirmizî, Edâhî 4, (1496);Ebu Dâvud, Dahâyâ 4, (2796); Nesâî,Dahâyâ 14, (7, 221); Müslim, Edâhî 19, (1967).

عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «خَيْرُ الْأُضْحِيَّةِ الْكَبْشُ، وَخَيْرُ الْكَفَنِ الْحُلَّةُ».

Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Kurbanlığın en hayırlısı (boynuzlu) koçtur. Kefenin en hayırlısı da takımdır.'"

Kütüb-i Sitte 1455, Tirmizî, Edâhî 18, (1517).

عَنْ عَائِشَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَحَرَ عَنْ آلِ مُحَمَّدٍ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ بَقَرَةً وَاحِدَةً.

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Veda haccında, Muhammed ailesi için tek bir sığır kesti."

Kütüb-i Sitte 1456, Ebu Dâvud, Menâsik 14, (1750).

عَنْ حَنَشٍ، عَنْ عَلِيٍّ، أَنَّهُ كَانَ يُضَحِّي بِكَبْشَيْنِ، أَحَدُهُمَا عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَالْآخَرُ عَنْ نَفْسِهِ، فَقِيلَ لَهُ، فَقَالَ: أَمَرَنِي بِهِ، يَعْنِي النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَلَا أَدَعُهُ أَبَدًا. وَفِي رِوَايَةِ أَبِي دَاوُدَ: إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَوْصَانِي أَنْ أُضَحِّيَ عَنْهُ، فَأَنَا أُضَحِّي عَنْهُ.

Haneş (rahimehullah) anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh)'yi gördüm, iki koç kesmişti. Dedi ki: 'Biri kendim için, diğeri Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) için.' Hz. Ali (radıyallahu anh) ilâve etti: 'Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle emretti veya şöyle demişti: Böyle vasiyet etti. Ben, hayatta olduğum müddetçe, ebediyen terk etmeyeceğim.'"

Kütüb-i Sitte 1457, Tirmizî, Edâhi 1, (1495); Ebu Dâvud, Dahâya 2, (2790).

وعن عروة أنه كان يقول لبنيه: يا بني، لا يهدين أحدكم لله شيئًا يستحي أن يهديه لكريم، فإن الله تعالى أكرم الكرماء وأحق من اختير له.

Urve (rahimehullah)'den anlattığına göre, evlatlarına şöyle demiştir: "Evlatlarım, sakın biriniz, bir büyüğe hediye edince utanacağı bir şeyi Allah için kurban sunmasın. Zira Allah, büyüklerinin büyüğüdür ve O, en seçkine herkesten ziyade layıktır."

Kütüb-i Sitte 1458, Muvatta, Hacc 147, (1, 380).