HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

MÜDEBBER KILMA, MÜKÂTEBE YAPMA

9 hadis

عَنْ جَابِرٍ أَنَّ رَجُلًا أَعْتَقَ غُلَامًا لَهُ عَنْ دُبُرٍ فَاحْتَاجَ، فَأَخَذَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: مَنْ يَشْتَرِيهِ مِنِّي؟ فَاشْتَرَاهُ نُعَيْمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بِكَذَا وَكَذَا، فَدَفَعَهُ إِلَيْهِ.

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam, kölesini 'benden sonra hür olsun' diye azad etmişti. Sonradan ona ihtiyacı doğdu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm köleyi alarak: 'Bunu benden kim satın alacak?' dedi. Nuaym İbnu Abdillah İbni'n-Nehham radıyallahu anh şu şu miktar fiyata satın aldı. Resûlullah o parayı köle sahibine verdi."

Kütüb-i Sitte 4148, Nesai, Büyü 94, (7, 304).

عَنْ نَافِعٍ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ دَبَّرَ جَارِيَتَيْنِ لَهُ، فَكَانَ يَطَؤُهُمَا وَهُمَا مُدَبَّرَتَانِ.

Nafi' anlatıyor: "İbnu Ömer radıyallahu anhüma, kendine ait iki cariyeyi müdebber kıldı. Onlar müdebber oldukları halde İbnu Ömer onlara temasta bulunuyordu."

Kütüb-i Sitte 4149, Muvatta, Müdebber 4, (2, 814).

مَنْ كَاتَبَ عَبْدَهُ عَلَى مِائَةِ أُوقِيَّةٍ فَأَدَّاهَا إِلَّا عَشْرَ أَوَاقٍ فَهُوَ عَبْدٌ.

Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.'"

Kütüb-i Sitte 4150, Ebu Davud, Itk 1, (3927); Tirmizi, Büyü' 35, (1260); İbnu Mace, Itk 3, (2519).

الْمُكَاتَبُ عَبْدٌ مَا بَقِيَ عَلَيْهِ مِنْ مُكَاتَبَتِهِ دِرْهَمٌ.

Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle buyurulur: "Mükâteb, üzerinde bir dirhemlik borç kaldığı müddetçe köledir."

Kütüb-i Sitte 4151, Ebu Davud, Itk 1, (3926).

إِذَا أَصَابَ الْمُكَاتَبُ حَدًّا أَوْ مِيرَاثًا وَرِثَ بِحِسَابِ مَا عَتَقَ مِنْهُ. وَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يُؤَدَّى الْمُكَاتَبُ بِحِصَّةِ مَا أَدَّى دِيَةَ حُرٍّ، وَمَا بَقِيَ دِيَةَ عَبْدٍ.

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Mükâteb bir diyete hak kazanır veya mirasa mazhar olursa, hürriyetinden kazandığı miktar nispetinde ona vâris olur.' Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular: 'Mükâtebe, ödediği hisse nispetinde hür diyeti, geri kalan kısmı nispetinde köle diyeti ödenir.'"

Kütüb-i Sitte 4152, Tirmizi, Büyü' 35, (1259); Ebu Davud, Diyat 22, (4582); Nesai, Kasame 36, (8, 45, 46).

Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize buyurdular ki: "Sizden birinin mükatebetinin size hâlâ ödeyeceği borcu varsa da, ona karşı örtünsün."

Kütüb-i Sitte 4153, Ebu Davud, Itk 1, (3928); Tirmizi, Büyü' 35, (1261); İbnu Mace, Itk 3, (2520).

Musa İbnu Enes İbn-i Malik radıyallahu anh anlatıyor: "Sîrîn, Hz. Enes'e mükatebe yapma talebinde bulundu. Hz. Enes çok zengindi, mükatebe yapmayı reddetti. Sîrîn Hz. Ömer radıyallahu anh'a başvurdu. Hz. Ömer, Enes radıyallahu anh'ı çağırarak: "Sîrîn'le mükatebe yap!" diye emretti. Enes radıyallahu anh yine kabul etmedi. Hz. Ömer, çubuğuyla Enes'e vurdu. Ve şu ayeti okudu: "Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek (mükatebe yapmak) isteyenlerin, -onlarda bir iyilik görürseniz- bedel vermesini kabul edin" (Nur 33). Bunun üzerine Hz. Enes mükatebe yaptı."

Kütüb-i Sitte 4154, Buhari, Mükateb 1.

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Berire mükatebe bedelini ödemede yardım istemeye geldi..."

Kütüb-i Sitte 4155

Nesaî'nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Berire radıyallahu anha kendi nefsinin hürriyete kavuşması için dokuz okiyye üzerine mükâtebe yaptı. Her sene bir okiyye ödeyecekti. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onu, (hürriyetine kavuştuğu zaman) kocası ile beraberliğe devam etme veya boşanma hususunda muhayyer bıraktı. Kocası köle idi. Berire kendini (kocadan ayrılmayı) tercih etti. Urve der ki: "Kocası hür olsaydı, aleyhissalâtu vesselâm Berire'yi muhayyer bırakmazdı."

Kütüb-i Sitte 4156