HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

TIP BOLUMU

4 hadis

عَنْ أُسَامَةَ بْنِ شَرِيكٍ قَالَ: شَهِدْتُ الْأَعْرَابَ يَسْأَلُونَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَعَلَيْنَا حَرَجٌ فِي كَذَا؟ أَعَلَيْنَا حَرَجٌ فِي كَذَا؟ فَقَالَ لَهُمْ: «عِبَادَ اللَّهِ، وَضَعَ اللَّهُ الْحَرَجَ إِلَّا مَنِ اقْتَرَضَ مِنْ عِرْضِ أَخِيهِ شَيْئًا، فَذَاكَ الَّذِي حَرِجَ». قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَلْ عَلَيْنَا جُنَاحٌ أَنْ لَا نَتَدَاوَى؟ قَالَ: «تَدَاوَوْا عِبَادَ اللَّهِ، فَإِنَّ اللَّهَ سُبْحَانَهُ لَمْ يَضَعْ دَاءً إِلَّا وَضَعَ مَعَهُ شِفَاءً، إِلَّا الْهَرَمَ». قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا خَيْرُ مَا أُعْطِيَ الْعَبْدُ؟ قَالَ: «خُلُقٌ حَسَنٌ».

Üsâme İbnu Şerik radıyallahu anh anlatıyor: "Bedevileri gördüm. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a, 'Bize şu işi yapmada bir günah var mı, şöyle davranmada günah var mı?' diye soruyorlardı. Onlara şöyle cevap vermişti: 'Allah'ın kulları! Allah, (sizlerin sorduğu şeyleri işleyen kimseden) günahı kaldırmıştır. Ancak din kardeşinin ırzından (şeref ve haysiyetinden) bir şeyler kırpan kimse bu hükmün dışındadır. İşte haram olan budur.' Bedeviler bu defa: 'Ey Allah'ın Resûlü! Hastalandığımız zaman tedavi yollarını aramasak, bu günah mıdır?' diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm: 'Tedavi arayın ey Allah'ın kulları! Zira Allah Teâlâ Hazretleri koyduğu her hastalığa şifa da koymuştur; bundan sadece ihtiyarlık hariçtir. (Onun tedavisi yok.)' buyurdular. Bedeviler yine sordular: 'Ey Allah'ın Resûlü! Kula verilen hasletlerin en hayırlısı hangisidir?' Aleyhissalâtu vesselâm: 'Güzel huy!' buyurdular."

Kütüb-i Sitte 6979

عَنْ أَبِي خُزَامَةَ، عَنْ أَبِيهِ قَالَ: سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَرَأَيْتَ رُقًى نَسْتَرْقِيهَا، وَدَوَاءً نَتَدَاوَى بِهِ، وَتُقَاةً نَتَّقِيهَا، هَلْ تَرُدُّ مِنْ قَدَرِ اللَّهِ شَيْئًا؟ قَالَ: «هِيَ مِنْ قَدَرِ اللَّهِ».

Ebu Hizâme radıyallahu anh anlatıyor: "Bir gün Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a: 'Tedavi için kullandığımız ilaçlar, şifa isteğiyle okunan dualar ve düşmanlardan korunmak için kullandığımız koruyucu şeyler hakkında ne dersiniz; bunlar Allah'ın kaderinden bir şeyi geri çevirip değiştirir mi?' diye sormuşlardı. 'Bu saydıklarınız da Allah'ın kaderindendir.' diye cevap verdi."

Kütüb-i Sitte 6980

مَا أَنْزَلَ اللَّهُ دَاءً إِلَّا أَنْزَلَ لَهُ شِفَاءً.

Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Allah hiçbir hastalık indirmedi ki şifasını da indirmemiş olsun.'"

Kütüb-i Sitte 6981

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ: دَخَلَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى مَرِيضٍ يَعُودُهُ، فَقَالَ: «أَتَشْتَهِي شَيْئًا؟ أَتَشْتَهِي كَعْكًا؟» قَالَ: نَعَمْ، فَطَلَبُوا لَهُ.

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, geçmiş olsun ziyareti için uğradığı bir hastaya: 'Bir şey yemek arzu ediyor musun? Kek arzu ediyor musun?' diye sordu. Adam: 'Evet!' dedi. Bunun üzerine hastaya kek aradılar."

Kütüb-i Sitte 6982